O slideshow foi denunciado.
Utilizamos seu perfil e dados de atividades no LinkedIn para personalizar e exibir anúncios mais relevantes. Altere suas preferências de anúncios quando desejar.

Bel ağrısı ile ilgili kısa bir hikaye

3.261 visualizações

Publicada em

Bel ağrısı olan kişiler çözüm için MR görüntülerine dayalı teşhisin çok önemli olduğunu düşünmektedirler. Oysa araştırmalar tam tersini göstermektedir. Bu kısa hikaye bu konuyla ilgili fikir vermek üzere kaleme alınmış bir denemedir. Bel ağrısı en sık görülen sağlık sorunlarından biridir ve halen doğru yaklaşım için ortak bir çözüm üzerinde fikir birliğine varılmamıştır.

Publicada em: Saúde
  • Hello! I do no use writing service very often, only when I really have problems. But this one, I like best of all. The team of writers operates very quickly. It's called ⇒ www.HelpWriting.net ⇐ Hope this helps!
       Responder 
    Tem certeza que deseja  Sim  Não
    Insira sua mensagem aqui
  • Hello! I have searched hard to find a reliable and best research paper writing service and finally i got a good option for my needs as ⇒ www.HelpWriting.net ⇐
       Responder 
    Tem certeza que deseja  Sim  Não
    Insira sua mensagem aqui

Bel ağrısı ile ilgili kısa bir hikaye

  1. 1. AAAAhhhhmmmmeeeetttt BBBBeeeeyyyy’’’’iiiinnnn TTTTuuuuhhhhaaaaffff HHHHiiiikkkkââââyyyyeeeessssiiii Ahmet Beyin tüm dikkati, gazetenin her cumartesi verdigi bulmaca ekindeydi. Iki dakikadır cevabını düsündügü sorunun cevabını bulunca çok heyecanlandı, 30 dk’lık bulmacayı tam zamanında bitirecekti, saatine baktı 11.20’yi gösteriyordu. Cevabı bir an önce yazmak için hızla gazeteye yönelince elindeki kalem birden kaydı ve yere düstü. Ahmet Bey hızla egilip kalemi almak isterken öylece kalakaldı. Bir anda beline çok siddetli bir agrı saplandı, o an ne bulmacanın ne buldugu cevabın bir önemi kalmamıstı. Tıpkı kapısı zorlanmıs bir arabanın, kkkkuuuullllaaaakkkkllllaaaarrrrıııı ssssaaaaggggıııırrrr eeeeddddeeeennnn aaaallllaaaarrrrmmmm uuuuyyyyaaaarrrrııııssssıııı gibi ssssiiiiddddddddeeeettttlllliiii bbbbiiiirrrr bbbbeeeellll aaaaggggrrrrııııssssıııı tüm zihnini esir almıstı. Esine seslendi,”Hanım yardım et dogrulamıyorum, belim çok agrıyor” Seslenisi duyan evin hanımı, panik içinde koltukta öne egilmis sekilde öylece duran esine yöneldi, kolundan tutarak esinin yavas yavas dogrulmasına yardım etti. Agrı olanca siddetiyle devam ediyordu.
  2. 2. Kalemi almak için egildigi an ile dogruldugu an arasında geçen iki dakikalık süre zarfında aklından sunları geçirdi. Bu agrı da nereden çıktı simdi? Belim mi kaydı yoksa? Kaç gün rapor almam gerek? Ameliyat olmam gerekecek mi ? Ameliyat olursam bir süre ise gidemem, offf… Biraz kendine gelince, her zaman gittikleri hastaneyi arayıp acil randevu aldılar. Ahmet beyi siddeyli bel agrısı nedeniyle muayene dahi edemeyip MR çekilmesini isteyen doktor, bir dizi tahlil ve testten sonra bel bölgesinde ciddi bir fıtık oldugunu söyleyip, MR üzerinde fıtıgı gösterip, cerrahi konusunda uzman baska bir hekimle görüsmesini önerdi. O an basından asagı kaynar sular bosandı Ahmet Bey’in, endiseleri haklı mı çıkacaktı yoksa?
  3. 3. Doktorun Ahmet Bey’e gösterdigi fıtıgı resmeden MR DDDoookkktttooorrruuunnn AAAhhhmmmeeettt BBBeeeyyy’’’eee gggööösssttteeerrrdddiiigggiii fffıııtttıııgggııı rrreeesssmmmeeedddeeennn MMMRRR ggggöööörrrrüüüünnnnttttüüüüssssüüüü ssssööööyyyylllleeeeyyyyddddiiii.... Doktorun kapısından bası önde, eli belinde yavas yavas çıkarken, beyazlar içinde yaslıca bir adam yavasça yanına yaklastı. -Ahmet Bey, belinizdeki agrıyı çok kısa sürede sona erdirebilecek fakat size inanması güç görünecek bir önerim var” dedi ve devam etti adam “Sizi bir zaman makinesine bindirip cumartesi günü bulmaca çözüdügünüz saatlere gönderecegim. Kalem elinizden yine düsecek ama bu kez kalemi hızla degil yavaçsa egilip alacaksınız, sakince dogrulacaksınız, sizden tek ricam bu” dedi.
  4. 4. Beyazlar içindeki adamın tuhaf bir ikna ediciligi vardı, söylediklerinin saçma oldugunu adı gibi bilse de bu saçmalıga inanmak istiyordu. Aklından sunlar geçiyordu. Adımı nereden biliyor, bu adam? Zaman Makinesi mi, kamera sakası olmalı? Doktor sende bel fıtıgı var dedi, zaman makinesi ile gitsem de fıtık orda olmayacak mı ? Bel fıtıgı olan birisiyim artık, bu adama mı yoksa bir cerraha mı ihtiyacım var? Yankesici olmasın? Beyazlar içindeki adam sakince devam etti: “Evim suracıkta, zaman makinesi çalısma odamda kurulu, tek yapacagımız sizi esinizle koltuga oturtup gitmek istedigin tarihi ve saati ekrana yazmak.” Bir an esiyle göz göze geldiler, peki hadi gidelim o halde dedigini duyar gibi oldu.
  5. 5. Eli belinde zaman makinesinin koltuguna yavasça oturdu, ekrana tarihi ve saat olarak 11.19’u yazdı, bel agrısının bir simsek gibi saplandıgı o anı nasıl unutabilirdi ? Durdu ” yok yok” dedi “11.18 yazalım garanti olsun.” Beyazlar içindeki adam ilginç cihazın kapısını kapattı ve gülümseyerek el salladı beli agrıyan Ahmet Bey ve esin Büyük bir ugultu duyuldu ve bir anda kendini odasında soruları çözmek için ugras verirken buldu. Hiçbir sey hatırlamıyor üstelik bası çok kötü agrıyordu. Kulagında “kalemi hızla degil yavaçsa egilip alacaksınız, sakince dogrulacaksınız, sizden tek ricam bu” gibi o an için anlamsız bir cümle çınlıyordu. Neyse dedi bulmacasına döndü. Bulmacanın son sorusuna gelmisti saatine baktı 11.18, sorunun cevabı dilinin ucunda ama bir türlü gelmiyordu. Düsünmeye basladı, bulacaktı, bulmalıydı…devam etti. Iki dakikadır cevabını düsündügü sorunun cevabını bulunca çok heyecanlandı, 30 dk’lık bulmacayı tam zamında bitirecekti, saatine baktı 11.20’yi gösteriyordu.
  6. 6. Cevabı bir an önce yazmak için hızla gazeteye yönelince elindeki kalem kaydı ve yere düstü, bir an zihninde yankılanan o cümle anlam buldu; “kalemi hızla degil yavaçsa egilip alacaksınız, sakince dogrulacaksınız, sizden tek ricam bu” Kalemin düstügü yere baktı, rahatça egilebilmek için koltuktan biraz öne dogru kaykıldı ve bulmacayı üzerine koydugu sehpayı biraz öteye dogru itti, yavasça egilip kalemi aldı, sonrada usulca dogruldu. Cevabı hızla yazdı saatine baktı saat 11.21’di, bulmacayı bir dakika gecikme ile 31 dakikada tamamlayabilmisti. Yerinden kalktı biraz balkona çıkıp hava alsa iyi olurdu, gözü bir an salonun bas kösesinde duran televizyona takıldı. Televizyonda beyazlar içinde bir adam Bel Agrısıyla ilgili birseyler söylüyordu bir an duraksadı, adamın ilginç bir ifadesi vardı dur bakalım neler söylüyor diye izlemeye koyuldu.
  7. 7. Adam: “Bel agrısının ancak %3-5’i tümör,kanser, kırık gibi ciddi nedenlerden kaynaklanır gerisi basit mekanik problemlerdir ve en gelismis görüntüleme tekniklerine ragmen pek çok hastada bel agrısının nedeni bulunamamaktadır, çünkü agrı çogu kez belde degil beynin içindedir”. Adamın sözleri ilgisini çekti, “Agrı beynin içinde mi ? diye tekrarladı kendi kendine. Bu düsünceler içindeyken çalan telefon ile irkildi. Telefonun ucundaki tıp fakültesinde okuyan kızıydı,”Baba bir arkadasımın tez çalısması için bel agrısı sikayeti olmayan kisilerin MR’larının çekilmesi gerekiyor, bu çalısmaya gönüllü olarak katılır mısın ? dedi kızı. Tabii neden olmasın cevabını alan kızı tesekkür ederek telefonu kapattı.
  8. 8. Sonraki gün kendisine söylenen adrese giderek MR çektirdi. MR’ı yorumlayan doktor; -“Beliniz agrıyor mu?” -”Yoo, neden sordunuz doktor bey ?” -“Bu çalısmaya bildigim kadarıyla “beli agrımayan kisiler” katılıyordu onu teyit etmek istedim, tesekkür ederim” dedi doktor. Ahmet beyin tez çalısması için çekilmis MR görüntüsü, dosyasındaki yerini aldı. Fzt. Murat Dalkılınç,2009

×