O slideshow foi denunciado.
Utilizamos seu perfil e dados de atividades no LinkedIn para personalizar e exibir anúncios mais relevantes. Altere suas preferências de anúncios quando desejar.

Kabura Manga Dergisi 1

4.418 visualizações

Publicada em

Türkiye'nin Manga Dergisi

Publicada em: Arte e fotografia
  • Seja o primeiro a comentar

Kabura Manga Dergisi 1

  1. 1. EDİTÖRDEN Dergileri hep sevdim. İlk dergimi ilkokul dörtte yapmıştım yanlış hatırlamıyorsam. Adı “Geyik” idi ve içinde bolca geyik dolu yazılar vardı. Sınıftaki arkadaşların birkaçından da yazılar almıştım. Tüm sayfalar el emeği göz nuruydu. Yazılar bile elde yazılmıştı. Bu aynı zamanda ilk editörlük deneyimimdi. İlk çizgi romanımı ise ilkokul üçüncü sınıfta yapmıştım. Adı “Digimonlar Pokémonlar’a Karşı!” idi. Çizgi romanın pek çok karesi direk Digimon ya da Pokémon sahnelerinden kopyaydı ama içinde Ahmet Takeshi adında bir baş karakter vardı. İşte o bendim. Sonraları ortaokulda “İstanbul Yankees” isminde Captain Tsubasa özentisi bir çizgi roman çizdim. Bu, takımın ismiydi ve takımın oyuncuları tamamen bizim sınıftaki erkeklerden oluşuyordu, ufak farklarla... Emir yerine Emiraldinho, Talha yerine Talkham, Ahmet yerine ise o dönemler en sevdiğim futbolcu olan Valencia’lı Aimar. Sonra futbol da Captain Tsubasa da ilgi alanımdan çıktı tabii. Ergenlik gibi ölüm tehlikesi olan zor bir dönemi az hasarla atlattım. Sonra hayallerimi kovalamaya devam ettim. İki aşkım olan dergi ve çizgi roman (üçüncüsü animasyon) ilk defa ShiroInku’da birleşti. Küçük bir ekiptik. İlk önce kendi çizgi romanımı yaymak için güzel bir düşünce olarak başladım projeye, sonra büyüdü, Türkiye çapında iyi kötü bir ün yaptık. Ama iki büyük hatamız vardı. Bir, disiplinimiz yoktu. İki, dergi işini ciddiye almamış ve psikolojik ve maddi çıkarlarımızı hesaba katmamıştık. Dolayısıyla ekip bir sene sonrasında tamamen dağıldı. Sonra bir buçuk sene boyunca freelance işlerle boğuştum. Bu sırada ikinci bir manga dergisi girişimim oldu. Disiplinimiz vardı, çok sağlam çıkar ilişkileri hesaplamıştık. Vizyon ve misyonlarımız, çalışma prensiplerimiz, kurumsal kimliğimiz bile hazırdı. Ama çok önemli bir şeyi hesaba katmamıştık: zaman. Evet, hepimiz az çok para kazanması gereken yaşta olduğumuzdan, okul ve işten hemen hemen kimse geleceği belirsiz olan bir dergi projesine yeteri kadar zaman ayıramadı. Birkaç ay içinde o da dağıldı. Ve sonra ne mi oldu? Bu iş için böbürlenmek istemiyorum ama Kabura’yı kuran ekibi uzun süredir tanıdığımdan beri şunu biliyorum: Bu derginin kurulması için oluşan o fikri biz, yani ShiroInku ateşlemişti. ShiroInku’dan sonra onlarca manga dergisi ortaya çıktı. Hepsinin sıra sıra dağılmasını üzülerek izledim. Ama sonra Kabura’yı gördüm. O zamana kadar toplanan en sağlam ekiple yola çıkmışlardı. “Ahmet,” dedim kendi kendime, “Bu adamların da yeteneklerinin boşa gitmesini izleyecek misin?” Gönlüm el vermedi. Yiğit ile iletişime geçip dergiye yardımcı olmak istediğimi söyledim. İlk planım dergideki iktidar kavgasını çözümlemekti. İkinci planım ise bir disiplin oturtmaktı. İkincisi üzerinde halen çalışıyoruz. Ama artık şu var, şunu çok iyi biliyorum: Bu ekipteki herkes artık bir dergi çıkartmanın ne kadar zor ve özveri isteyen bir iş olduğunu biliyor. İşte bu, başardığım diğer tüm şeylerden daha önemli benim için. Balık tutmayı öğrenirken balık tutmayı öğretmeye çalıştım. Ama onlar benden öğrendiği sırada ben de onlardan öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Ben hayata böyle bakıyorum: Hayatta iki gerçek var, birisi yaşam ve birisi de ölüm. Arasında kalan her şey belirsiz. Ve hayatımız boyunca öğreniyoruz. Ama en güzeli de şu ki bir kimsenin sizden daha fazla kitap okumuş ya da eğitim almış olması onu sizden daha bilgin yapmıyor. Çünkü ilk başta da söylediğim gibi, yaşam ve ölümden geride kalan gri bir okyanus ve bir kişinin yalnızca bir tane hayata bakışı olabilir. Bilgi böyle bir şey işte: Herkeste var, ama hiç kimsedeki bilgi herkes için geçerli değil. Öyleyse Japonların çağlar boyunca uyguladığı hayat felsefesini kendi hayat felsefem edinmem çok garipsenmese gerek. Hayat boyu öğrenmek istiyorum ve işte öğrenmenin tek bir bedeli var: “Onu başkalarına aktar- mak.” İşte sanat, burada devreye giriyor. Derginin içeriği mi? Buraya yazamayacağım kadar çok, kendi kelimelerimle anlatamayacağım kadar harika! NOT: Bu sayının hazırlanması sırasında yüzlerce sayfa, onlarca kalem, milyonlarca beyin hücresi katledilmiştir. Hiçbir hayvana zarar verilmemiş olup. Bilanço, sadece benim tarafımda üç gün sabahlama ve onlarca saat iş geciktirme şeklinde oluşmuştur. Derginin yapımı sırasında hiçbir hayvana zarar verilmemiştir. -Ahmet Torun Kabura Manga Dergisi İmtiyaz Sahibi Yiğit Dağlıer Oğuz Koşan Editör Ahmet Torun Yazar-Çizerler Ali D. Ulusoy Barkın Doker Burak Şen Demircan Kaçel Osman Tomaso Yusuf Turğut İllüstrasyonlar Ahmet Torun Demircan Kaçel Logo Tasarım Ahmet Torun Burak Şen Grafik Tasarım Ahmet Torun Web Geliştirme Osman Tomaso Yiğit Dağlıer İletişim Ahmet Torun 0531.973 95 65 facebook.com/kaburamanga twitter.com/kaburamanga kabura.manga@gmail.com www.kaburamanga.net Kabura Manga Dergisi ©2014
  2. 2. yiğit dağlıer
  3. 3. Merhaba Arkadaşlar! Ben Yusuf Turğut. GENRE’nin çizeriyim. 1997 doğumluyum. Küçüklüğümden beri resim çizerim. Uzun bir süre insanlar bana hangi mesleği iste- diğimi sorduklarında hep farklı şeyler söyledim. Bir gün, 15 yaşında anime ile tanıştım. Beni en çok etkileyen şey her anime karakterinin bir hayali olmasıydı. Ondan sonra hayatım çok boş gelmeye başladı. benim hayalim yoktu... “niye bu kadar uzakta arıyorum ki?” dedim. “Ben hep re- sim çizerim ve bunu seviyorum.” dedim. O gün kendime bir söz verdim. “Dünya’nın en iyi çizgi roman çizeri olacağım.” dedim. Çok çalıştım. Çok şeyler atlattım ve hala daha ça- lışmam için çok uzun yıllarım var. Bu yolda emin adımlar- la yürüyorum. Kalem arkadaşlarım ve Ahmet Torun abim sayesinde bugünlere geldim. Bir gün ise Yiğit arkadaşımız bana gelip dergiden bahsetti, ben de hemen kabul ettim. Burada hepimiz çalıştık, Uğraştık. İlk türk manga dergisini de çıkardık. Herkesin bir hayal uğruna uğraşmasını öne- ririm. Hayat düşündüğünüzden küçük, ama gördüğünüzden daha büyük.
  4. 4. Merhaba! Ben Burak Şen. 18 yaşındayım. Bir kısmınız beni KaburaManga’nın Face- book sayfasından admin “black” olarak biliyor. Size “uzunca” kendimden ve kısaca bu işe nasıl giriştiğimden bahsedeyim, hikaye 7-8 yıl öncesine dayanıyor aslında... Teyzemin oğlu, yaşça oldukça büyüğüm ve öz abim gibi sevdiğim Tolga abimin, 5. sınıfa giden bu küçücük çocuğa “death note” açıp ingilizce altyazıdan kendi okuduğunu tercüme ederek izletmesiyle içimdeki ilk anime sevgisi tohumlanmıştı. Tabii bundan sonra uzun süre anime izleyemedim. Bariz bir çizim yeteneğim olduğu zaten çok küçüklüğümden belliydi. 8. sınıf son- larında çok sevdiğim resim öğretmenim Elif hocam, bana bir ders çıkışı “Hangi liseye gitmek istiyorsun?” diye sorunca aklımda bir şimşek çaktı! Ne yapacaktım? gerçekten, ileriye dönük tek hayalim büyüyünce online oyunlar için karakter ve ekipman tasarla- maktı. Ama bunun için ne yapmam gerektiğini hiç bilmiyordum. Sonra ben, “bilmiyorum.” deyince hocam konuşmasına devam etti: “Neden Güzel Sanatlar Lisesi’ne gitmiyorsun?” hocam, sanki gireceğime eminmiş gibi -“dene bakalım.” demedi bile- bunu söyleyiverdi. Ben de kolay sandım başta tabii. Sonra devam etti: “Tabii bunun için atölyeye gidip resmini geliştirmen lazım...” İşte o gün, benim kariyerimin ne yönde şekilleneceğini belirlemiş oldu. O günden birkaç gün sonra Bursa’daki Güzel Sanatlar Liselesini araştırdım ve gerçekten işin hiç de öyle kolay olmadığını anladım. Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi. İsmi bile, aşılma- sı imkansız bir sanatçıdan geliyordu! Okulun sınavlarının zor olduğunu ve Türkiye’deki en iyi üç Güzel Sanatlar Lisesi arasında olduğunu öğrendim. O gaz ile hemen amcamın kızı Hülya ablamın evinin yolunu tuttum. Bu ablam, Zeki Müren’den derece ile mezundu, ayrıca Mimar Sinan Üniversitesi Endüstriyel Tasarım bölümünü bitirmiş, çok yetenekli ve deneyimli biriydi. Onunla konuşmamdan birkaç gün sonra her şeyimi borçlu olduğum o atölyeye gittik. Hocalarımla bazı konuşmalarımdan sonra kayıt oldum ve ilk çizimlerimi -rezalet- yapmaya başladım. Meğer hiç de güzel çizemiyormuşum! Çevremdeki her öğrenci sanki bi- rer usta ressamdı o gün gözümde! Kısacası “ben yapamam” diyerek ayrılması kolaydı. Ama zordan başkasından zevk alamayan ruhum, o gün yine beni kamçıladı ve “O okula girece- ğim!” dedim kendi kendime. Orada kardeşim diyebileceğim bir arkadaşım, benden iki yaş bü- yük ve o okulda okuyan arkadaşım Oğulcan ile tanıştım ve bu anime manyağı bana tekrar “Death Note” u hatırlatınca işte onca yıllık bilinç altıma kazınmış o dürtü, o yapma is- teği yeniden uyandı! Yavaştan anime izlemeye başlamış, Death Note’un içimde oluşturdu- ğu o baskı ve bir sonraki bölümü izleme isteği ile derken bir bakmışım “Bleach’i” izlemeye de başlamışım. Sonrasında genel olarak bu animelerin “manga” adında japon tarzı çizgi romanlardan uyarlandığını da öğrenince yavaş yavaş hem normal desenimi hemde manga karakterlerimi geliştirmeye başladım, çünkü sonunda amacımı keşfetmiştim! İçimdeki 5. sınıftan beri aklımı kazıyan, bilinçaltımdaki “yapmam gereken şey’i” sonunda bulmuştum! Sonunda liseyi de kazandım ve okulumun ilk senesinde “Enfexıon” adlı ilk mangamı çizdim, sonrasında “KısaÇizgi” adlı manga sayfasına girdim ve orada Enes birbilen adlı bir yazarla ortak çalışmaya başladık ve onunla o sayfadan ayrılıp kendi sayfamızı açtık, ama işler iyi gitmedi. Onunla birlikte japonya dışişleri bakanlığı’nın dünya çapında düzenlediği manga yarışması için “Lıfe Player” adlı One-Shot hikayeyi çizdik. şimdi bakıyorum da, o çizimlere neden bir ödül verilsin ki! Sonrasında anlaşamadık ve enes’le yolları ayırdık. Bir çok mangaya başlayıp yarıda bıraktım. En sonunda KaburaManga’yı gördüm ve burada çizmeye başladım. Sonunda Türkiye için bir şans oluşmuştu ve işte o günden bu güne şu an okuduğunuz “Armless !?” ı çizdim. Lisede son sınıf olduğum için araya YGS laneti girdi ve size ulaştırmak istediğim elli sayfadan sadece yirmisini ulaştırabildim ve 1. bölümü iki kısma ayırdım. İkinci kısım sizi bu seriye asıl bağlayacak olan kısım! Lom ve Gremm arasında oluşan bağ, Gremm’in kolları ve Gremm’in gerçeği! Hepsi ikinci kısımda olacak! Sabrınıza güveniyorum, okuduğunuz için teşekkürler. Sizin için çizmeye devam edeceğim!
  5. 5. Merhaba arkadaşlar, ben “REVIVAL” hikayesinin yazarı Osman Tomaso. 16 yaşındayım, Denizli’de oturuyorum. Öncelikle belirtmek istiyorum ki bir çok kişi gibi inanılmaz heyecanlıyım. Hikayemde, karmakarışık sırlarla dolu olan Rüya alemi gerçeğe yansırsa neler olabileceğinden bahsediyorum. kısaca, zevkli bir seri sizi bekliyor. 4 yıl önce babam sayesinde anime ile tanıştım, babadan oğula nesiliz anime konusunda. :) kendimi bildim bileli de bir elim hep kalemdeydi. Ama asıl hedefim Bakuman’ı izledikten sonra oluşmaya başladı desem yeridir. Birçok lise öğrencisi gibi amaçsızca derslerime çalı- şıyordum, ama bu beni çok sıktığı için hiç bir başarım yoktu. animenin konu- sunda da, benim gibi düşünceleri olan iki gencin manga-ka olmak yolunda yaşadığı maceralar anlatılıyordu. bundan çok etkilendim ve dedim ki, “yeteneğimi bu yönde kullanmalıyım.” O sıralarda karşıma dergimizin kurucusu olan Yiğit Dağlıer çıktı. Hayatımın dönüm noktası diyebilirim. ya da bir amaç uğruna yaşama- ya başladığım ilk günü, Yiğit’in bana “KaburaManga’da çizmek ister misin?” dediği gün sayabilirim. Tabii ki, bu yolda ilerleme kaydetmemi sağlayan birçok insandan en başta dergimizi en aktif şekilde yöneten, hepimizin gelişimine yardımcı olan, bizi Yönlen- diren Ahmet Torun abime de çok teşekkür ederim. Ayrıyeten, nasıl aklına esti bilmiyorum, ama ufak adımlarla kilometreler kaydet- tirecek kararı alarak KABURAMANGA’yı kuran, bizi bu yola sü- rükleyerek Türkiye’de bir ilk yapan Yiğit’e de teşekkürler.. Sonunda Hazır- lık dönemindeki uzun yolculuktan sonra ilk çıkışımızı hep beraber yapıyoruz...
  6. 6. Arkadaşlar Merhaba, ben Demircan Kaçel, 15 yaşındayım, One- Shot olan Manga “PUDDiNG”in çizer ve yaza- rıyım. Açıkça söylemek gerekirse bu hikayede çizim ve senaryo okul, ödev yüzünden fazlasıy- la aceleye geldi ve kendi kalitemin çok altında olduğunu düşünüyorum. ikinci sayıda “SOUL HUNTER-S” Adlı Mangamla Çok Daha iyi bir şekilde aranızda olacağıma inanıyorum. şimdiden herkese teşekkür ederim! MANGAMDAN BAHSETMEK GEREKİRSE, Mangam, 15 yaşında, Hakuya adında, Küçük- lüğünden beri tüm gün oyun oynayan, şeker ve manga ile yaşayan bir çocu- ğu anlatıyor. Küçüklüğün- den beri ailesi ölse bile, ne olursa olsun hiçbir şekilde duygu hissetmeyor. ailesini kaybettikten sonra büyük anne NANA ile yaşamaya başlıyor. ardından Büyük anne NANA’nın torunlarına şeker ve çok yüklü mik- tarda para bırakarak esra- rengiz bir şekilde ortadan kaybolmasından sonra abi- siyle yeni lise yaşantısına başlıyor. bu onun tüm ha- yatını değiştiriyor.
  7. 7. Bize yazın! Kabura Manga Dergisi olarak okuyucularımızın yaptıklarımız şeyler hakkında neler düşündüğünü bilmek istiyoruz. Her sayıda içeriğimizin güzelleşmesi için hangi hikaye hakkında ne düşündüğünüzü bize yazın! Zerre kadar bilginiz olmadan bize çizgi roman yapımını öğretmeye çalışın! Hadi yapın bunu! Öhm! Şaka bir yana, bu işi Türkiye’de yapan ilk ekip olduğumuz için sizin des- teğinize çok ihtiyacımız var. Bize dergi içeriği ile ilgili fikirler verin. Çizgi romanlarımız, dergi tasarımı, tonlama, diyalog yerleştirme gibi konu- larda gördüğünüz hataları söyleyin, yapıcı eleştiriler ve öneriler yapın. Ekibimiz her daim yeni üyeleri kabul etmektedir. Tabii ki gelen yazar- çizer adayları dergiye direk kabul edilmiyor. Ama gelen herkesle teker teker ilgileneceğimizden emin olabilirsiniz. Yalnızca hikaye yazanlar lütfen bir çizer bulmadan başvurmasın. Bunun dışında yardımcı olabileceğiniz konular varsa ya da pasta hazırladıy- sanız ve bizi çağırmak istiyorsanız çağırın. Tüm bu şeyler ve daha fazlası için derdinizi anlatan bir başlık ile şu adrese mail atmanız yeterli: kabura.manga@gmail.com
  8. 8. selam! ben ali d. ulu- soy! kabura manga’da lıghtkıllerz adlı manga serisinin çizeriyim. manga- ka olmayı gerçekten çok istiyorum ve ileride her ne olursa olsun mangaka olacağım. tabi bu çok çize- rek oluyor. çok çizip iyi bir mangaka olacağım! en sevdiğim ve örnek aldığım mangakalar: tıte kubo, masashı kıshımoto, eııchıro oda, hajıme ısaya- ma, takeshı obata, takeı hıroyukı, nobuhıro watsu- kı, kaırı fujıyama, kohta hırano, mıura kentaro, hıromu arakawa, akıra torıyama ve tabii ki ınoue takehıko! lıghtkıllerz hakkında kötü bir bilim adamı ışığın maddesini bulur. insanların ruhlarını ışık ile şekillendirir ve cre- epe dönüştürüp bedenlerini komaya sokar. bazıları iyi niyetli, bazıları çıkarcı olan cre- epslayerlar ortaya çıkar. lıghtkıllerz da bir cre- epslayer grubudur. ama çıkarcılardan farklı olarak creepleri keserek, creeple- rin ruhlarını ve bedenlerini kurtarırlar. bu kadar bilgilendirme yeterli bence. artık gerisini de siz okuyup öğrenirsiniz ve umarım seversiniz. iyi okumalar…
  9. 9. ilk sayıda kapak çizimi bizim için çok önem- liydi. bunun için orijinal bir şey deneyelim dedik. ben, yani ahmet torun önce ilk sayıdaki tüm ka- rakterleri içeren sekiz farklı kapak eskizi yaptım. bu eskizleri oyladık ve en çok oy alan eskizi gerçekleş- tirmeye koyulduk. seçilen ka- pak tasarımında karakterlerin pozlarını eskizle- dim ve çizerlere gönderdim. bundan sonrası çizerle- re kalmıştı. daha sonra Çizerlerden gelen çinilenmiş çalışmaları bil- gisayarda tekrar temizledim. geriye bu çizimleri boyayıp birleştirmek kalmıştı. Aslında dergimizdeki tüm çizerle- rin az ya da çok boyama deneyimi var. Hatta içlerinde benden iyi boyama yapabilenler de var. Ancak dergi kapağında bir bütünlük sağlamak zorundaydık. bundan dolayı tüm çizimleri teker teker boyadım. Sonra çizim- leri kompozisyon içine yerleştirip son do- kunuşları ekledim. sonuç karşınızda.
  10. 10. Kabura Manga Dergisi © 2014

×