O slideshow foi denunciado.
Utilizamos seu perfil e dados de atividades no LinkedIn para personalizar e exibir anúncios mais relevantes. Altere suas preferências de anúncios quando desejar.

Motivasyon ve Kaygı

706 visualizações

Publicada em

Öğrenci Koçluğu Motivasyon ve Kaygı

Publicada em: Educação
  • Entre para ver os comentários

Motivasyon ve Kaygı

  1. 1. Univerist® Education Company Pk:34736 Kozyatağı I Kadıköy I İstanbul I Türkiye T: 02167061154 I E-Posta: info@univerist.com
  2. 2. univerist.com İnsan davranışlarının temelinde ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaçlar insanı harekete geçiren itici gücü oluşturur. İşte bu itici güce “MOTİVASYON” adı verilir.
  3. 3. univerist.com Motivasyonu sağlayabilmek için öncelikle motivasyonun önündeki engellerin kaldırılması gerekir. Bu engeller; • Çalışmaya Başlayamamak • Çalışmayı Sevmemek • Başka Şeyler Yapmayı İstemek
  4. 4. univerist.com Çalışmaya başlayamamanın nedeni çalışılması gereken dersi veya konuyu sevmemektir. Bu sorunu ortadan kaldırmak için; • Neden çalışmanız gerektiğini düşünün, • Hedef tespiti yapın, • Çalışacağınız konuyla ilgili, ilginizi çekecek sorular çıkarın ve bunlara cevap arayın, • Dersin veya konunun sevebileceğiniz bölümlerini düşünün.
  5. 5. univerist.com Çalışmayı sevmemenin en büyük nedeni çalışılacak dersi veya konuyu anlamamaktır. Bu sorunu ortadan kaldırmak için; • Çalışılacak olan ders veya konuyu anlayabileceğiniz kaynaklardan çalışın, • Hedefinizi parçalara bölün, • Hedefinize ulaştığınızı hayal edin, • Grup çalışması yapmayı deneyin .
  6. 6. univerist.com Bu durum çalışmaktan verim alamamaktan kaynaklanır. Verim alamamanın nedeni ise öğrenilenlerin günlük hayatta gerekliliğine inanmamaktır. Plansızlık ve bahanelere takılıp kalmak da bu sorunu oluşturur. Bu sorunu ortadan kaldırmak için; • Öğrendiğiniz bilgilerin sınavda karşınıza çıkacağını düşünün, • Sorumluluğu ele alın, hayatınızla ilgili kararlar almayı bahanelerle engellemeyin.
  7. 7. univerist.com
  8. 8. univerist.com
  9. 9. univerist.com Çalışma isteksizliği pek çok nedene bağlı olabilir. Bunları • Hedef tespiti yapmamak, • Plansız çalışmak, • Çalışılacak konuyu – dersi anlamamak, • Çalışılacak yerin çok olması, • Çalışmayı ertelemek olarak sıralayabiliriz.
  10. 10. univerist.com • Ders çalışmayı bir İHTİYAÇ olarak gör. • HEDEF tespiti yap. • ANLA – SOR. • Dersi EĞLENCELİ hale getir. • Bütünü PARÇALARA ayır.
  11. 11. univerist.com Üniversite sınavına hazırlanan bir genci endişelendiren iki durum vardır. 1) Deneme Sınavlarının sonuçları, 2) Konuları yetiştirememe düşüncesi, Bu endişeleri yenmek için a) Deneme sınavlarını bir boy aynası gibi düşünün, b) Planlı programlı çalışın.
  12. 12. univerist.com • Öğrencinin kendine güvensizliği kendini tam olarak tanımamasından ve başarılı olacağına inanmamasından kaynaklanır. Bunun için; • Öncelikle kendinizi her yönünüzle çok iyi tanıyın. Performansınızı ,yapabileceklerinizi tespit edin. • Bilinçaltınıza daima yapabileceğinize,başarabileceğinize dair olumlu mesajlar gönderin.
  13. 13. univerist.com Üniversiteye giriş sınavına hazırlanan bir gencin önündeki en büyük engel nedir? • Sayısı çok fazla olan rakipleri mi? • İyi bir lisede okumuyor olması mı? • Yeterli ölçüde ders çalışma ortamına sahip olamayışı mı? • Yoksa bizzat sınavın kendisi mi? HANGİSİ?
  14. 14. univerist.com Nick adında bir demiryolu işçisinin öyküsü bu. Nick güçlü, sağlıklı bir demiryolu işçisi. Arkadaşlarıyla ilişkisi iyi ve işini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki , kötümser birisi, her şeyin kötüsünü beler ve başına hep kötü şeylerin geleceğine inandırır kendisini. Bir yaz günü tren işçileri, ustabaşının doğum günü nedeniyle bir saat önceden bırakırlar çalışmayı. Tamir için gelmiş olan bir soğutucu vagonunun içine girer Nick, yanlışlıkla içerden kapatır kapıyı, kendini soğutucu vagona kilitler. Diğer işçiler Nick’in kendilerinden önce çıktığını düşünürler. Nick kapıyı tekmeler, bağırır, ama kimse duymaz, duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda çalıştıkları için kulak asmazlar bu gürültülere….
  15. 15. univerist.com Nick burada donarak öleceğinden korkmaya aşlar ve buna inandırır kendini. Eğer buradan çıkamazsam kaskatı donacağım diye düşünmeye başlar. İçeride yarısı yırtılmış bir karton kutunun içine girer, titremeye başlar. Eline geçirdiği bir kağıda karısına ve ailesine son düşüncelerini içeren bir mektup yazar: Çok soğuk,bedenim hissizleşmeye başladı. Bir uyusam! Bunlar benim son sözlerim olabilir. Ertesi gün soğutucu vagonun kapısını açan işçiler, Nick’in donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi , onun donarak öldüğünü göstermektedir. Fakat bu olayı olağanüstü yapan,soğutucu vagonun soğutma motorunun bozuk ve çalışmıyor olmasıdır,vagonun içindeki ısı 18 derecedir ve vagonda bol hava vardır. Nick kendini orada donarak öleceğine öylesine inandırmıştır ki bu inancı kendini gerçekleştiren bir kehanet olmuştur.
  16. 16. univerist.com Motivasyonun önündeki bir diğer iç etken de umutsuzluğa kapılarak, pes etmedir. Olmuyor, Ne yaparsam yapayım sonuç değişmiyor, Boşuna uğraşıyorum, Siz de bu sözcükleri sık sık kullanıyorsanız pes etme sinyalleri vermeye başladınız demektir. Ve pes etmeye başlamak her şeyin sonunu hazırlar. Tüm emeğiniz, çabanız boşa gider.
  17. 17. univerist.com Bilim adamları büyük cam bir akvaryumun içine bir köpekbalığı ve küçük bir balık yerleştirir ve akvaryumu ortadan ikiye cam bir bölme ile ayırırlar. Köpekbalığı karşısındaki küçük balığı yiyebilmek için saatlerce hatta günlerce uğraşır. Küçük balığa ulaşmak için her hamle yaptığında aradaki cam bölmeye çarparak durmak zorunda kalır. Bir, beş, on derken yüzlerce hamle yapar ama nafile işe yaramaz. Bu yüzlere denemeden sonra artık pes eder ve küçük balığı yemekten vazgeçer. Bu deneyi yapan bilim adamları bir süre sonra aradaki cam bölmeyi kaldırırlar. Sonuç ilginçtir. Köpekbalığı artık küçük balığı yemek için hiçbir girişimde bulunmamaktadır. Yani PES ETMİŞTİR. Üstelik önünde hiçbir engel kalmamasına rağmen.
  18. 18. univerist.com Kimi zaman çevrenizde bulunan kişiler motivasyonunuzu bozacak bazı davranışlar sergileyebilir, bazı sözler söyleyebilirler. • Bunlar komşularınız, akrabalarınız olabilir. • Önemli olan ise sizin bu konuda ne düşündüğünüz. • Lütfen bu gibi engellere takılıp kalmayın. • Unutmayın sizi en iyi tanıyan yine sizsiniz.
  19. 19. univerist.com Bazen de aile içindeki bazı durumlar motivasyon düşüşüne neden olabilir. Örneğin ailenizin sizi başkalarıyla kıyaslaması, size yeteri kadar destek olmaması, aranızda yaşanan ufak tefek anlaşmazlıklar, siz tam konsantrasyonunuzu sağlamış çalışırken sizden bir şey yapmanızı istemeleri, eve gelen giden misafirler, küçük kardeşler vs. vs. vs……. Listeyi uzatıp gitmek mümkün.
  20. 20. univerist.com Bazen kendinizi başkasıyla kıyaslama hatasına kendiniz düşersiniz ne yazık ki. Özellikle de arkadaşlarınızla. Arkadaşınız sizden daha çok soru çözmektedir, deneme sınavlarında sizden daha yüksek puan almaktadır. Bunları nasıl olup da başarmaktadır. Onda olup da sizde olmayan nedir? Kafanız bütün bu sorularla karışıp dururken elbette performansınız düşer, motivasyonunuz bozulur. Bunların yerine acaba arkadaşım nasıl bir yöntem takip ediyor, nasıl çalışıyor diye merak edip arkadaşınızdan bu işin sırrını, püf noktasını öğrenmek daha isabetli bir davranış olacaktır.
  21. 21. univerist.com Kendi Kendinizi Motive Etmek İçin; • Yapacağınız çalışmaları ertelemeyin, • Çalışmaya yöneltecek güzel sözler bulun. • Kendinize engel olmayın. • İnanın. • Kendinize zaman ayırın. • Merak edin.
  22. 22. univerist.com • Dersi ve çalışmayı sevin. • Somut hedeflere kilitlenin. • Mazeretlere sığınmayın. • Moralinizi bozmayın. • Başarısız olmaktan korkmayın. • Kendinize ödül verin. • Okuyun. • İsteyin ve azimli olun.
  23. 23. univerist.com Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık durumudur.Kişi duygusal yada fiziksel baskı altındayken ortaya çıkan bir tepkidir.
  24. 24. univerist.com • Kaygının derecesi ve başarmayı amaçladığımız görevin zorluk seviyesi, kaygının zararlı ya da yararlı olduğunu belirler. • Öğrenilen malzeme basit ve kolaysa, yüksek kaygı derecesi bunun çabuk öğrenilmesine yol açar. • Öğrenilen malzeme karmaşık ve zorsa, o zaman yüksek kaygı öğrenmeyi zorlaştırır. • Orta derecede akademik yeteneği olan öğrenciler ve düşük kaygı düzeyindeki öğrenciler, yüksek kaygı düzeyindeki öğrencilere nazaran daha başarılı olmuşlardır. • Çok yüksek ve çok düşük akademik yeteneğe sahip öğrencilerde yüksek ya da düşük kaygılı olmak öğrenme açısından pek fark oluşturmamıştır.
  25. 25. univerist.com Kaygı, kişi tarafından bilinmeyen, belli olmayan, objesiz tehlikelere karşı verilen heyecansal bir tepkidir, bireyin kendi varlığı için gerekli olan değerlerin tehdit edilmesi halinin yaşandığı doğal içsel bir durumdur. Korkuda tehdit dışarıdandır, benliğin bütünü tehlike altında değildir. Kişi tehlikeyi bilir ve bununla uğraşmak için kaçma veya savaşma biçiminde bir davranış gösterebilir ve korku veren durum ortadan kalktığında rahatlar.
  26. 26. univerist.com • İnsanın yaşamında normal ve patolojik olmak üzere iki tür kaygı vardır. • Normal kaygı ölüm,ileri yaşlılık ve hastalık gibi gerçeklerle yüz yüze geldiğimiz ve yalnızlık duygusu yaşadığımız ve yardıma ihtiyaç duyduğumuz zaman yaşanır. • Eskiden bilinen, denenmiş, belirli şeylerden yeni, bilinmeyen ve belirli olmayan şeylere doğru hareket ettiğimizde normal kaygıyı yaşarız. • Bir kişi bir kaygıyı taşıyamaz hale gelir, bastırma, yansıtma, yüceltme, özdeşleşme vs. gibi savunma mekanizmalarını sıkça kullanırsa bu patolojik kaygı olur
  27. 27. univerist.com Hangi ortamın hangi tür kaygı yaratacağı bir kültürden diğerine farklı olabilir. Ancak tüm toplumlar için geçerli bazı genellemeler yapmak olanağı vardır. Bu genellemeler, kaygı duygusunun ortaya çıkmasına yol açan ortamlardaki bazı ortak yönleri belirtir: Desteğin çekilmesi : Fatih'in annesi, babası, kardeşi, evdeki odası, çalışma masası, komşuları, arkadaşları, evdeki köpek, kedi onun yaşamının bir parçasıyken, birden bire kendisini yabancı bir şehirde, yabancı bir evde, aile, arkadaş, akraba ve tanıdıklarının hepsinden uzakta bulur. Yeni çevresinde şimdiye kadar alışılagelmiş olduğu "destekler" yoktur. Alışılagelmiş çevrenin ortadan kalktığı böyle durumlarda insanlar kaygı duyar. Olumsuz bir sonucu beklemek : Pek hazırlanmadan sınava girme, trafik cezasının belirleneceği trafik mahkemesinde duruşmayı bekleme gibi olumsuz sonuçların ortaya çıkacağı durumlarda kaygı duyarız.
  28. 28. univerist.com İç çelişki : İnandığımız ve önem verdiğimiz bir fikirle, yaptığımız davranış arasında bir çelişki ortaya çıktığı zaman kaygı türünden bir gerginlik duyarız. Bilişsel çelişki önemli bir güdü ve heyecan kaynağıdır. Çelişkiyi giderecek bir çözüme yoluna ulaşıncaya kadar bir derece kaygı duyarız. Örneğin, nükleer silahların insanlığı yok edecek güçte tehlikeli bir gelişme içinde olduğuna inanan birey, bu silahların geliştirildiği bir laboratuarda çalışmak zorunda kalırsa, kendisini sürekli bir gerginlik ve kaygı içinde bulur. Belirsizlik : Gelecekte ne olacağını bilememek insanlar için en belli başlı kaygı nedenlerinden biridir. İleride olumsuz türden olayların olacağını bilmek, ne olacağını hiç bilmemeye yeğlenir.
  29. 29. univerist.com Kaygılı bir insanda bazı fizyolojik belirtiler, bedensel rahatsızlıklar görülebilir: • Nefes darlığı • Mide ağrısı • Terleme • İshal ya da kabızlık • Nefes alıp vermede düzensizlik • Aşırı tepkide bulunma • Kesik kesik nefes alma • Titreme • Gerginlik • El ve ayak parmaklarının soğukluğu • Kalp çarpıntısı • Sürekli yorgunluk • Aniden sinirlenme • Sürekli başağrısı • Bel ağrısı • Boyun kaslarının gergin olması
  30. 30. univerist.com İnsan psikolojisi üzerine etki eden kaygı ve üzüntü durumları giderek daha da ayrıntılı incelenmektedir. Stresin bununla birlikte kaygı ve üzüntünün insana bir çok bedensel ve ruhsal etkileri mevcuttur. Bağışıklık sisteminin çalışmasından kalp damar sistemine kadar bir çok bedensel işlev stres karşısında olumsuz etkilendiği gibi kişinin zihinsel fonksiyonları da olumsuz etkilenir. Kısacası stres , kaygı ve üzüntüden uzak duran insanlar daha sağlıklı olmakta ve uzun vadede daha sağlıklı yaşamaktadırlar.
  31. 31. univerist.com • İnsanlar çatışma ve huzursuzluktan kaçınmak, kaygı, gerginlik ve engellemelerle baş edebilmek için çeşitli yollar kullanırlar. • Bunlardan biri bilinçli olarak uygulanan teknikler, diğeri farkında olmadan uyguladığımız tekniklerdir. • Farkında olmadığımız tekniklere savunma mekanizmaları denmektedir. • Savunma mekanizmasını kullanan birey kaygı ve gerginliği azaltmak için bir teknik kullandığının farkında değildir • Vücudumuzun bu kaygı/endişe tepkisini normale döndürmek için yapabileceğiniz şeyler vardır. • Öncelikle gergin olan kaslarınızı fark etmeyi öğrenin. • Bunun için aklınıza geldikçe vücudunuzdaki kasları (ellerinizi, kollarınız, karnınızı, kalçalarınızı, bacaklarınızı, ayaklarınızı, yüzünüzdeki kasları) sık sık kasıp gevşetin.
  32. 32. univerist.com • Bir sınava girmeden günlerce önce sınavı başarıp başaramayacağınız kaygısı beyninizi aşırı meşgul ediyorsa ve yoğun bir kaygı hissediyorsanız üstelik bu kaygı sizi gündelik işinizi bozuyorsa, uykularınızı, yeme duyunuzu etkiliyorsa, neredeyse başka bir şey düşünmüyorsanız sınav kaygısına adaysınız demektir. • Sınav ertesi gün, uyku tutmuyorsa, sınav saati ecel gibi yaklaşıyorsa, sınava girerken eliniz ayağınız titreyip soğuk terlemeye başladıysanız. Bir de sınavda beyniniz zonkluyor, sınav kağıdını açmaya cesaret edemiyor, soruları heyecandan okuyamıyorsanız yoğun bir sınav kaygınız var demektir.
  33. 33. univerist.com • Kaygının oluşmasının temelinde öğrencinin sınavı yanlış değerlendirme biçimi yatar. • Öğrenci henüz sınava girmeden başarısız olacağını düşünür ve bu kabullenmesine göre hareket eder. Her düşüncenin, inanca dönüşme potansiyeli, her inancın da kendisini gerçekleştirme gücü vardır. • Kaygılanan öğrenci, kaygılanmasına sebep olan düşünceleri çağrıştırarak, bu düşüncelerin gerçekleşeceği inancına kapılır. • Bu düşünce yapısı “başarısız olmaya” endekslenmiştir. Beyin bu mesajı doğru kabul ederek hareket eder. Bedeni başarıya değil başarısızlığa programlar. • Zamanla birey başarısız olacağına kendisi de inanmaya başlar ve kaygı durumu ortaya çıkar
  34. 34. univerist.com • Sınavı bilgi değerlendirmesi olarak değil de kişilik değerlendirmesi olarak görme, • Derslere çalışmaya rağmen yetersizlik duygusu içerisinde olmak, • Çalışırken dikkat dağınıklığı, unutkanlık, öğrenilen bilgilerin birbirlerine karıştırılması, • Çok çalışmaktan dolayı beynin dolduğunu düşünerek bunalmak, • Aşırı huzursuzluk, gerginlik, endişe ve sıkıntı hali, • Önceki başarısızlıklardan dolayı yeni denemelerde de başarısız olacağı düşüncesi.
  35. 35. univerist.com • Çocuğunuz ve siz, gözlerinizi sınavın sonuçlarından ziyade bugün ne yapılabilire çeviriniz. Henüz yapılmamış sınavın sonucuyla ilgilenmeyiniz. • Sınavın sonucunun olumlu olabilmesi sizin ve çocuğunuzun "bugün" olumlu tavır ve davranışlar sergilemesiyle mümkün olacaktır. • Telaş ve acelecilik paniğe ve kaygıya yol açar. Bu nedenle, zamanın koşuşturma içinde geçirilmemesi, zaman planlamasının yapılması yararlı olacaktır. Bu planlama, hem sizin hem de çocuğunuzun önünüzü görmenizi sağlayacak ve rahatlatacaktır. • Sınav öncesinde koşullar üretmeyin. "Şu kadar net yapmalısın, Fizik dersinden şu kadar doğru çıkarmalısın." vb. Bu koşullar sınav sırasında çocuğunuz için birer tehdit haline dönüşebilir.
  36. 36. univerist.com Univerist® Education Company Pk:34736 Kozyatağı I Kadıköy I İstanbul I Türkiye T: 02167061154 I E-Posta: info@univerist.com Teşekkürler
  37. 37. univerist.com • Koçel, T. (2011) İşletme Yöneticiliği, Onüçüncü Basım, İstanbul: Beta Yayıncılık. • Köktürk, M. (2006) Yaşanmış Hikayelerle Koçluk Mentorluk, İstanbul: Morpa Kültür Yayınları. • McAllister, D.J. (1995) Affect and Congnition Based Trust As Foundations for Interpersonal • Corparation in Organizations, The Academy of Management Journal, 38 (1), 24-59. Oliver, R. ve Anderson, E. (1994) An Empirical Test of The Consequences of Behavior-and Outcome- Based Sales Control Systems, Journal of Marketing, 58, 53-67. • Özbay, Ö. (2008) Koçluk Yaklaşımının Yönetici Üzerine Etkileri ve Bir Araştırma, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Pamukkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü. • Özkalp, E. (2005) Örgütlerde Davranış, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Yayınları, 1(2), 59-87.

×