O slideshow foi denunciado.
Utilizamos seu perfil e dados de atividades no LinkedIn para personalizar e exibir anúncios mais relevantes. Altere suas preferências de anúncios quando desejar.
TOPOGRAFİK ANATOMİ
(Karın- Urogenital -Diş)
Prof. Dr. İsmail Hakkı NUR
Regio abdominis cranialis (Epigastrium)
•Regio xiphoidea
•Regio hypochondricadextra
•Regio hypochondricasinistra
Regio abd...
KARIN BÖLGESİ
Ruminant Mideleri
• Ruminant mideleri dört kompartmanlıdır. Bu
kompartmanlar rumen, reticulum, omasum ve
abo...
• Sığırlar'da rumen, tum mide hacminin %80'ini, retikulum
%5'ini, Omasum % 7-8'ini, abomasum %7- 8'ini
oluşturmaktadır.
• ...
• Ruminantların tükürük salgısı enzim taşımadığından ve ön mide
mukozaları da enzim salgılayan bezlere sahip olmadığından ...
• Abdominal Timpani Mide veya bağırsak
boşluğunda gazın birikmesi karnın genişlemesi ile
sonuçlanır ve karın duvarının eş ...
• Abdominal Ağrı veya Sancı Gastrointestinal
kanalda veya karındaki üreme kanalı, karaciğer
ve üriner kanal gibi diğer org...
Ruminantlarda karın organlarının
muayenesi
Ruminantlarda karın bölgesinde, ön mideler, barsaklar, karaciğer, dalak,
böbrek...
Gevişenlerde ruminasyon ve
ruktus'un kontrolü
• Sığır, koyun, keçi gibi geviş getiren hayvanlar aldıkları
gıdaları tam çiğ...
Ruminasyon
• Esasen ön midelerde yani proventriculus'larda oluşan kimyasal
olaylar ağızda başlatılan olayların devamı nite...
Ruktusun kontrolü
Gevişenlerde ön midelerdeki sindirim sırasında C02 ve CH4 gibi gazlar
oluşur, bu gazların sindirime katk...
12
13
14
• Rumen (işkembe): Ön midelerin (proventriculus) en
büyüğüdür. Karın boşluğunun sol kısmını işgal eder.
Rumen'in ön ucu, e...
• Rumende oluşan
seslerin sayımı için 5 dk
da 7-14 arasında
steteskopla gıcırtı
tarzında sesler duyulur.
• Pratikte 2 dk s...
• Rumende gaz birikmesine
timpani adı verilir.
• Rumendeki gazın çıkarılması
için gerekirse trokar
punksiyonu uygulanır.
P...
RETİCULUM’un fiziksel muayenesinde
anatomik özellikler
• Reticulum:
• İnspection (Gözle muayene): intrathoracic pozisyonda...
• Sığırların besin maddeleri ile
birlikte aldıkları yabancı ve
delici cisimler reticulum'un
kontraksiyonu sonucu sırasıyla...
RPT
• RPT li bir hayvanın duruş şekli. Kuyruk kalkmış, sırt
kamburlaşmıştır. Cidago bölgesinde uygulanan ağrı
deneyi. Aynı...
Bir sopayla xiphoid alanda
yapılan ani kaldırma hareketi
ile uygulanan ağrı testi
Percussion uygulayarak yapılan
ağrı test...
Reticulum’un kalple olan anatomik
komşuluğu
22
• Omasum (kırkbayır): Orta çizginin
hemen sağında karın boşluğunun
uzun ekseninin orta 1/3'ünde, 9.-12.
torakal omurların ...
• Omasum bölgesinin, ortasına konan steteskopla yapılan
oskultasyonda iki çeşit ses duyulur.
• I: ses devamlı sürtünme ve ...
Abomasum (şirden,mayalık)
• Geviş getiren hayvanların asıl midesidir. İnsan ve öbür hayvanların midelerinin
karşılığıdır.
...
Sığırda abomasum'un palpasyon alanı.
1-Omasum, 2- Abomasum, 3-Pylorus, 4-
Doudenum, 5. Abomasum içeriğ'i
• Basit bir dilat...
Rumen iç görünüm Abomasum
27
Abomasum’un muayenesi
• İnspectionla, Auscultasyonla ve
percusyonla muayenesi imkansızdır.
• Abomasum, karnın sağ tarafınd...
Palpasyonla muayene
• Yaygın bir abomasitis ve
ülserleşme olduğunda
abomasum bölgesinin
palpasyonuyla ağrı olgusu
ortaya ç...
Oskultasyon:
• Abomasum'un %90 sola yer
değiştirmesi olaylarında,
steteskop, perkusyonla saptanan
timpanik seslerin duyuld...
Abomasum iceriğinin alınması ve
muayenesi:
• Abomasumun sola deplasmanından kuşku duyulduğunda sol
karın duvarından, oskul...
• Sola deplasmanlarda içerik, asit özellikte, iğne
deliğinden çıkan gaz yanıcı özelliktedir
• Sıvının rengi sulu-yeşilden,...
Abomasum deplasmanı
• Genelde yüksek süt veren ineklerde
• Üreme problemi olanlarda
• Beslenme bozukluklarında
• %80 doğum...
Abomasum’un yer değişimi
• % 10 sağa
• % 90 Sola
• % 91 Buzağının ilk 6 haftasında gerçekleşmesi
yaygındır
• En yaygın şek...
Abomasum’un normal pozisyonu
35
Normal Anatomi
«Soldan görünüş»
Normal Anatomi
«Sağdan görünüş»
36
• A) Normal topography of right abdominal viscera, cow.
B) Right displacement of abomasum with volvulus. 37
• Normal yapı ve Abomasum sola deplasman hali.
• Sola deplasman olduğunda dirsek ile tubercoxa arasındaki hayali
düzlemin ...
39
Abomasumun sağa deplasmanı
40
Abomasum’un sola
deplasmanında ilerleme aşaması
Soldan görünüm.
Topografik olarak abomasumun sola yer
değiştirmesi. Stetes...
Abomasum’un sağa deplasmanı
42
Sola Deplasmanda klinik işaretler
• Sol paralumber fossa perkusyon yapılır.
– Dirsek ile tuber coxae arasına çekilen hayal...
Abomasum’un sola
deplasmanında,Percusyonla
birlikte anormal Ping sesi
alınacak yerlerin topografik
alanı. Soldan görünüm.
...
• Sola deplasmanda PİNG sesini alınan yerler. Geriye
ve yukarı doğru çıktıkça ping sesi alınan yerler
değişir dikkat edilm...
Abomasum’un Sağa deplasmanında perkusyon
askulatasyon sırasında anormal ping sesi alınımında
Sekumdaki ses yanıltabilir. S...
• İki operatörle yapılan sola yer değiştirmelerde
görülen operasyon yöntemi
Karnın yan duvarı topografisi :
1- Cutis
2- M....
Omentopexy veya abomasopexy
48
• II- YOL: Sola deplasmanda sadece sağ tarafta Son kostanın
arkasında yaklaşık 20 cm uzunluğunda elin rahatlıkla girebilec...
(Grymer-Sterner) Yöntemi
• Yukarıda bildirilen yöntemlere ek olarak; laparatomi yapılmaksızın
abomasumun fikzasyonu esasın...
III. YOL: Proc.xiphoideus seviyesinde
Grymer Sterner yöntemi ile Percutaneous abomasopexy
• Sedasyona alınan sığır sağ tar...
• Operasyondan yaklaşık 10 gün sonra deriye yakın olarak iplikler
kesilir. İpliklerin etrafında şekillenen fibroz yapı lig...
Karnın ventral topografisi :
1- Cutis
2- M. cutaneus maximus'un aponeuros'u,
m.obl.abd.ext.nın aponerous’u ve vagina
muscu...
• Xiphoid’in arkasında yaklaşık bir el genişliği
mesafesinde (Median hattan yaklaşık 8-10
cm ) sağ tarafta trokarın içinde...
Sağa deplasmanda dikkat edilecek husus
• Clinical signs: Karnın dorsalinde son 5
kaburganın altına percusyon yapıldığında ...
56
Sola deplasmanda
Yuvarlama metodu ile yerleştirme
Yuvarlamada hayvan sağ tarafına yatırılarak, ön ve arka ayaklar bağlanır...
HEPAR (Karaciğer)
Regio abdominalis cranialis’te,
ruminantlarda tamamen, diğer
türlerde büyük bölümü regio
hypochondrica d...
Safra kesesi
Vesica fella
• lobus hepatis dexter ile lobus
quadratus arasında bulunur.
• Hepar içindeki ductus
biliferiler...
60
• Sığırlarda karın abdominal duvarın sağdan görünüşü. Karaciğerin biopsi alanını
gösterir. (SONDAN İKİNCİ İNTERCOSTAL ARAL...
Atlarda(biopsi) alanı Sığırlarda biopsi alanı
• Atlarda (biopsi) alanı:
• Sağ tarafta
• 1-Tuber coxae’dan dirsek
eklemine ...
63
• Topographical işaretler. Karaciğer biopsi alanı.
Sağ taraf. 64
• Karaciğerin muayesi :
• Kaburgaların altında kaldığı için costa kemeri dışına taşan kısımdır. Ancak
palpe edilebilir. At...
Köpeklerde karaciğere biopsi yeri
Köpeklerde: Proc.xiphoidea’nın hemen
gerisinden karaciğere ulaşılır.
Hayvan sırt üstü ya...
Lien (Dalak) :
• Bu organın sindirim ile ilişkisi
olmadığı halde mide ve sol
böbrekle sıkı topografik
ilişkisi vardır.
• L...
68
69
Karın bölgesinin Topografyası:
• Karnın yan duvarı topografisi :
• 1- Cutis
• 2- M. cutaneus maximus ve
aponeuros'u ile fa...
Göbek bölgesinin kongenital anatomik yapısı.
Yangısı omphalit.
71
Rektal muayene
• Hayvan zapturapt altına alındıktan sonra ağırlığı 150 kg ve
üzerinde olan sığır, at ve domuzda kolun tama...
Sığırda rektal muayene
• Karın ve pelvis boşluklarının muayenesi Eldiven giyilmiş bir şekilde
muayene yapılacak el ile par...
• Sindirim sistemi organlarından, rumenin kaudal
kör keseleri palpe edilebilir. Rumenin tunica
serosa’sın (peritonun visse...
• Genital organların muayenesi için, yukarıda belirtilen
şekilde rektuma girilmelidir. Anüsün sfinkter kasının
hemen krani...
• Uterus, gebe olmayan veya gebeliğin erken döneminde
bulunan ineklerde pelvis boşluğunun posterior bölümünde
yer alır ve ...
• Ovaryumların fonksiyonel yapıları rektal muayene ile belirlenebilir. Graft
folikülleri tipik dalgalanma (fluctuation) öz...
• Ayrıca: anulus vaginalis’leri belirlemek için,
parmaklar pecten ossis pubis’ten aşağıya ve
ileriye doğru yaklaşık bir el...
KEDİ-KÖPEKLERDE
Abdominosentes:
• Köpeklerde: Hayvan sağ yada sol tarafı üzerine yatırılır. Göbek
etrafında yaklaşık 10 cm...
Yandaki resimde görüleceği üzere memelerin
bulunduğu hat arasında işlem yapılır. Göbeğin
etrafındaki 4 alandan da karın bo...
81
Sığırlarda Abdominosentez
• Bazı durumlarda periton sıvısının dışarı
alınması gerekebilir bu durumda
abdominosentez yapılı...
Sığırlarda abdominosentez
• I.yol : Karnın sol tarafında median hattan 3-4 cm lateral’de sol
v.subcutanea abdominus’un 5-7...
• II.yol: Karnın sağ tarafında, göbeğin 10 cm
önünde, 10 cm sağından yapılan işlem.
84
A-III. YOL: Proc.xiphoideus’un her iki tarafında yaklaşık 5 cm
kadar gerisinde median hattın 5 cm kadar lateral’inden meta...
At’larda abdominosentez
• Atlarda : xiphoideus’un 3 cm kadar arkasında linea alba
üzerinde yada median hattın 1-2 cm sağ t...
Cytosentes
(İdrar kesesine girmek-kedi / köpek):
• İdrar kesesi boş yada çok küçük olduğunda
idrar kesesinin dolmasını bek...
• Eğer hayvan sırt üstü yatmış ise son 2 meme kompleksinin
hemen arkasında orta hat üzerinde baş ve işaret parmakları
aras...
89
Erkek kedilerde idrar sondası
uygulama
• Erkek kedilerde penis’den girilerek idrar sondası
uygulanırken katater’in columna...
Ovaryumların pozisyonu
• Kedi ve köpeklerde ilk lokalizasyon
açısından yerleşim olarak pek bir
fark yoktur. Karnın dorsal ...
Kedi ve Köpeklerde ovariektomi
• Köpeklerde : Genel aneztezi altındaki hayvan sırt üstü yatırılır.
Median hat üzerinden en...
93
94
• Kedilerde karın boşluğuna girmek için karın duvarının kesilmesi gerekir.
Median karın duvarının ortasında linea alba ola...
• Kedilerde median hat üzerindek işlem köpeklerinkine
benzer. Ovariectomi yapılacaksa kan damarları ve
ovaryuma ligatür at...
• Ensizyon vertical olarak
yukarıdan aşağı doğru
97
• Yukarıdaki resimler bir dişi köpeğe aittir. Kedilerde de benzerdir.
Suspensor ligamet köpeklerde böbreğin lateral’inden ...
• 1 uterus, 2 Lig.ovarii proprium, 3 ovaryum,
• 4 tuba uterine , 5 mesosalpinx, 6 Lig.suspensorium
ovarii, 7 abdominal yağ...
URETHRATOMY
ANATOMY
100
Regio perinealis:
• Burada erkek hayvanlarda urethrotomi denen operasyon
sidik yolu ve mesane taşlarini uzaklaştırmak için...
• Seçim yeri:
• Taşların bulunduğu yere göre değişir.
• Atta, eğer idrar taşı urethra’nın pars pelvina'sında
ise, yahut si...
• Erkek kedilerde uretra, penisin ucunda çok daralır. Bu nedenle,
taş ya da kristaller mukozal bir plak gibi penisin ucund...
• Tanım gereği urethratomi, üretral bir açıklık
yaratmak anlamına gelir. Bu açıklık geçici bir
önlem olarak yapılabilir ve...
Prescrotal uretrotomy
• 1.Urethra ya katater konur. Genel anestezi ugulanır.
• 2. Corpus penis üzerinde median hat üzerind...
Prescrotal Urethrotomy
106
107
Scrotal Urethrotmy
Kedi ve Köpek genel anestezi altında sırt üstü yatırılır. Diseksiyon
sırasında uretranın tanımlanması i...
Yukarıdaki resimde görüleceği üzere 3 katman
vardır.
1-Urethra mukozası
2-Tunica albuginea (fibröz tabiatlı)
3- Deri
Post ...
110
111
Scrotal seviyede
Urethratomy.
Scrotal seviyede yapılan
operasyonda tercihe göre
penis de uzaklaştırılır.
112
Perineal urethrostomy
• 1.Anüsün etrafına tütün kesesi dikişi atılır.
• 2. Scrotum ve preputium’u içine alacak her iki tar...
• Penis üzerindeki m.retractor penis identifiye edilerek yana çekilir.
Katater konulmuş uretranın lumenine inmek için bist...
Perineal Urethrotomy:
Uretraya sonda konur. Kalıcı
operasyonda uretra dışarı
açılacağı için testis ve penisin
fonksiyonu o...
116
Penis dorsal ve ventral bağlantı
yerlerinden izole edilir.
117
• Testisler ve spermatik cordon hepsi ligatüre
edilir.
118
• Gl.bulbourethralis (Beyaz ok) ve uretra, sonda uretra’da iken
uretraya bir bistürü ile ensizyon yapılır.
• Sonda çıkarıl...
• Sondanın hemen altından uretra deriye basit ama
emilmeyen bir dikişle tutturulur. Penis distal
kısmından uzaklaştırılır....
• Yukarıdaki resimde Uretral fistül şekillendirilmiş resim
görülmekte. Testisler uzaklaştırılmış ancak penis
bırakılmıştır...
• Kalıcı olmayan üretratomi operayon yapılacak ise: Perineal gölgede, orta hat
üzerinden dikey bir ensizyon yapılır (A). M...
KASTRASYON DA UYGULANAN ANESTEZİ
TEKNİKLERİ
• Atlarda kastrasyon operasyonu için ya kısa süreli
genel anestezi uygulanır. ...
• Regional anestezi için ensizyon yapılacak
bölgede deri altı infiltrasyon anestezisi
intratesticular anestezi veya funicu...
• Funiculus spermaticusun direkt olarak
anestezisi için testisler elle tutulur ve aşağı
doğru çekilir. Böylece funiculus s...
 Testis baş ve işaret
parmakları arasında
kavranır. Testisin
uzunluğu boyunca her
bir keseye raphe
scrotiye paralel bir
e...
 Ensizyon scrotal fascia
ve tunica dartosa kadar
iner.
 Kesit yapılan taraftaki
testisin tunica vaginalis
communis’i n b...
 Testis bir elle kavranırken diğer elle deri ve
subcutan doku proximale doğru sıyrılır. Kör bir
diseksiyonla tunica vagin...
 Tunica vaginalis communis
testisin cranial ucundan
başlayarak ensize edilir.
 Testis içinden çıkması ve
funiculusun rah...
Testis tunica vaginalis communisten
ayırt edilir.
Spermatic cordon m.cramaster
externus, ductus deferens ve tunica
vagin...
131Herbir kese içine antibiotic toz dökülür.
spermatic cord un etrafına ligasyon konur.
Spermatic corda ligasyonun alt tar...
ATLARDA PARARECTAL CYSTOTOMY
• Pararectal cystotomi operasyonu erkek atlarda idrar kesesi
taşlarında kullanılan bir metodd...
• BÖLGENİN ANATOMİSİ:
• A.,V., N. pudenda interna ve dalları ensizyon hattından yaklaşık 8-10 cm derinlikte
bulunur.
• Sem...
• A:A.pudenda interna
• B:V.pudenda interna
• C:N.pudenda interna
• D:Vesica urinaria
134
• Sol elle idrar kesesindeki taş stabilize
edilirken sağ el ensizyon hattından içeri
sokulur. Drenaj için yara dudaklarını...
136
137
BUZAGI –KEÇİLERDE URETRATOMİ
Uretratomi operasyonu ischial urethratomi olarak yapılır.
Küçük idrar taşlarını çıkartmak ve ...
Uretral kesinin büyüklüğü uretral taşı alacak pensin
girebileceği büyüklükte olmalıdır.
Uretratomi operasyonu taşın bulund...
140
141
ANAL KESELERİN ÇIKARILMASI
(sacculectomy)
• Anatomisi:
– Anal keseler anüs’ün ventrolateralinde m.sphingter ani
externus v...
Kapalı anal sacculectomy
• 1. Anal kese içine akıtı kanal yoluyla konulan katater ile bir silikon
balon veya içeriye kesey...
• Hasta göğsü üzerine yatırılır.
Kuyruk sarılarak muhafaza
edilir. Perineal alan
hazırlanır.
• Bir parmak rektumdan
sokula...
• Kapalı teknikte anal keselerin çıkarılmasında A, Anal keselerin saat 4-5 ile 7-8
yönünde lokalizasyonu gösterir. Keseler...
Kapalı teknikten kesitler
146
Açık anal sacculectomy
• 1. Sivri uçlu bir makas anal kesenin kanalından
içeri sokulur.
• 2.Deri, Deri altı doku, m.sphing...
• AÇIK TEKNİK:
• Anal kese üzerinde anüsün 1-2 cm lateralinde kese üzerinde yarım daire bir kesi yapılır.
Anal kese intern...
Açık Teknik..Kesit yerinden kese içine sokulan bir parmağın yardımı ile kese dışarı
doğru çevirilir ve üzerine bağlanan ka...
PERINEAL HERNIA
• Perineal herni,perineal kasların ayrılması sonucu pelvis,
rectum organların perineal deriye lokalize olm...
Epidural yada genel anestezi altındaki hayvanda sternum üzerine
yatırılır.
Opere edilen yerden pelvis bölgesi yağ ile okla...
• Surgical Anatomy
• pelvis kanalının arka bölümünü kapatan ve burada bir diaframa görevi yapan kas ve
fascia'ların gelişi...
Dikiş hattı:
1- m.sphincter ani ext.
2- m.coccygeus
3- m.gluteus superficial
4- tuber ischii
5- m.obturatus internus
6- m....
Sığırda rektal muayene
• Karın ve pelvis boşluklarının muayenesi Eldiven giyilmiş bir şekilde
muayene yapılacak el ile par...
• Sindirim sistemi organlarından, rumenin kaudal
kör keseleri palpe edilebilir. Rumenin tunica
serosa’sın (peritonun visse...
• Genital organların muayenesi için, yukarıda belirtilen
şekilde rektuma girilmelidir. Anüsün şifinkter kasının
hemen kran...
• Uterus, gebe olmayan veya gebeliğin erken döneminde
bulunan ineklerde pelvis boşluğunun posterior bölümünde
yer alır ve ...
• Ovaryumlarm fonksiyonel yapıları rektal muayene ile belirlenebilir. Graaf
folikülleri tipik dalgalanma (fluctuation) öze...
• Ayrıca anulus vaginalis’leri belirlemek için,
parmaklar pecten ossis pubis’ten aşağıya ve
ileriye doğru yaklaşık bir el ...
Erbezleri (testes)
• Sistematik anatomide bilindiği
üzere testis iki oval organ olarak
değişik türde az çok değişik
durumd...
• 3-Tunica vaginalis comminis,:
• Tunica vaginalis propria'nin
dışında kalan bağdoku tabakasıdır.
Simdi fascia spermatica ...
• 5- tunica albuginea:
• Tunica albuginea ile sıkıca sarılı olan
paranchyma testis, septula testis denen
Bölmelerle birbir...
Testis'lerin topografisi:
• 1- Scrotum
• 2- Gevsek bir bağ doku katı
• 3-Tunica vaginalis communis, veya proc.vaginalis
fa...
• Topografisi:
• Deri
• Fascia
• M.retractor penis
• At’da m.bulbocavernosus
(diğer hayvanlarda) tunica
albuginea penis
• ...
MEME ve MEME BAŞI OPERASYONLARINDA
ANESTEZİ
• İneklerde meme dokusunu
innerve eden sinir genitofemoral
sinirden köken alır...
• L1-L2 ve L3 sinirlerin
paravertebral blokajı
tüm meme lobu ve
meme başındaki
operasyonlarda
gereklidir. Bu pek
uygulanma...
MEME BAŞINDA RİNG BLOK
167
168
• Meme kanalı içine İnfüzyon:
• Meme başı kanalının mukozasında ve bu
mukozaya yakın dokularda, meme kanalı
poliplerinin u...
• Sirküler Anestezi:
• Öncelikle hayvan çok iyi zapt edilmeli meme ve meme başı
asepsisinin sağlanması gerekir. Meme başın...
DENTES- DİŞLER
• Dentes decidui (süt dişleri) : Bunlar daimi dişlerden
daha küçüktür, collum dentis çok belirgindir.
• Cor...
Diş formülleri
• Ruminantların Diş
Formülü
Süt Dişleri: 20
2 ( I 0/4 C 0/0 PM 3/3 )
Kalıcı Dişler : 32
2( I 0/4 C 0/0 PM 3...
• Keskin kenarlı dişler
• Makasvari dişler
• Merdivenvari dişler
• Düzleşmiş dişler
• Eğri kesici dişler
• Bilenmiş dişler...
174
• Mina tabakasının dış yüzü cuticula dentis (cuticula
enameli) denilen bir zarla örtülüdür. Korona denir.
Mina tabiattaki ...
• Tek tırnaklı hayvanların
kesici dişleri mina
çöküntülü dişler
grubundandır.
• Bu dişlerin çiğneme
yüzlerinde, Üst çene k...
TABAKALARI
• Dentinum (Subs.eburnea); fildişi tabakasıdır. Sarı
beyaz parlak renktedir dişin temelini teşkil eder. Genelde...
• Enamelum (Subs. adamantina); Mina tabakası beyaz renkli
ve dişin en sert tabakasını oluşturur.
• Equidelerin tüm dişleri...
Diş Çeşitleri
i• Brachydont (basit
dişler):
• Çıktıktan sonra büyümeye
devam etmeyen dişlerdir.
Belirgin bir taç, boyun ve...
Tektırnaklılarda Diş -Yaş
180
Diş yapısı
• Enamelum (substantia adamentina)- Mina
• Brachyodont - corona
• Hypsodont – corpus
• Dentinum (substantia ebu...
182
• Bir yaşındaki atın bütün geçici dişleri çıkmıştır.
Üç yaşına geldiğinde, bir çok atın kalıcı merkez
dişleri alt ve üst ç...
184
Atlarda yaş tayininde dişin mediolateral ve rostrocaudal çapı önem taşır. Şöyle ki, 5 yaşındaki
hayvanda mediolateral ...
• Galvayne Olugu: İlk oluk at 10 yaşına geldiğinde damak hizasında
dişin tam ortasında oluşur. Onbeş yaşına gelen bir atın...
10 yaşında
15-16 yaşında 20-21 yaşında
25-26 yaşında
30 yaşında
186
Dişlerin Geliş Açısı
• At olgunlaştıkça, üst ve alt ön dişlerin birbiriyle denk
gelmesi dişlerin öne ve arkaya yönelmesiyl...
Ruminantlarda dişler:
• Süt dişleri daimilerden
farklıdır.
• Kesici süt dişleri Beyaz
ve collumları belirgindir.
•
• SÜT D...
189
Sığırlarda yaş tayininde incisiv dişlerdeki yaşa bağlı değişikler temel
alınır. Ruminant incisiv dişleri brachiodont y...
190
2-2,5 yaşında İ2 çıkmıştır,
3 yaşında İ1 ve İ2 tam olarak çıkmış, İ3’ün büyük bir kısmı çıkmıştır.
191
4 4,5-5 yaşında bütün incisiv dişler çıkışını
tamamlamıştır.
6 yaşında İ1 boyun diş etinden çıkmıştır,
7 yaşında İ2’ni...
192
Sığırlarda inciciv dişlere ilaveten premolar ve molar
dişlerde yaş tayininde önem arz eder.
Doğumda veya sonraki 14-21...
193
Süt dişleri Çıkış Dönemi Kalıcı
Dişler
Süt ve Kalıcı Dişlerde
yer değişim dönemi
Dİ1 Doğumdan 8 gün önce İ1 12 –18 ayl...
194
KEÇİLERDE YAŞ TAYİNİ
Süt dişleri Çıkış Dönemi Kalıcı
Dişler
Süt ve Kalıcı Dişlerde
yer değişim dönemi
Dİ1 Doğumda İ1 1...
Próximos SlideShares
Carregando em…5
×

Topografi̇k Anatomi̇ (Karın -Urogenital-Diş).

15.677 visualizações

Publicada em

Midelerin yeri ve anatomik özellikleri, Abdominocentesis, dişler ve yaş tayini, eklem boşluklarına ve sinir uzanımlarına anestezi bu paylaşımın temel konularıdır

Publicada em: Educação
  • Seja o primeiro a comentar

Topografi̇k Anatomi̇ (Karın -Urogenital-Diş).

  1. 1. TOPOGRAFİK ANATOMİ (Karın- Urogenital -Diş) Prof. Dr. İsmail Hakkı NUR
  2. 2. Regio abdominis cranialis (Epigastrium) •Regio xiphoidea •Regio hypochondricadextra •Regio hypochondricasinistra Regio abdominis media (mesogastrium) •Regio umbilicalis •Regio abdominis lateralisdexter •Regio abdominis lateralissinister •Regio fossa paralumbalis •Regio pilica lateris Regio abdominis caudalis (hypogastrium) •Regio pubica •Regio inguinalisdextra •Regio inguinalissinistra KARIN REGİOLARI 2
  3. 3. KARIN BÖLGESİ Ruminant Mideleri • Ruminant mideleri dört kompartmanlıdır. Bu kompartmanlar rumen, reticulum, omasum ve abomasum'dur. Bu kompartmanlardan ilk üçünün (rumen, reticulum, omasum) iç yüzü yemek borusu mukozasının devamı niteliğindeki mukoza ile yani kutan mukoza ile döşelidir. • Bu nedenle ilk üç kompartmana ön mideler veya proventriculus denir. Dördüncü kompartman olan abomasum ise diğer hayvanların glanduler midelerine eşdeğerdir. 3
  4. 4. • Sığırlar'da rumen, tum mide hacminin %80'ini, retikulum %5'ini, Omasum % 7-8'ini, abomasum %7- 8'ini oluşturmaktadır. • Ön mide kompartımanları ozel bir mukoza ile kaplıdır. Rumen mukozası papilla'lar, retikulum bal peteği, omasum lamina'lar şeklindedir. • Ön mideler düzenli ve birbirleriyle ritmik kontraksiyon yaparlar. Kontraksiyonlar sırasında ön mide içerikleri karıştırılır, ruminasyon için ağıza veya içeriğin durumuna göre omasum'a gönderilir. • Bu arada oluşan gaz ruktus ile dışarı atılır. Ön midelerin motorik aktiviteleri Nervus vagus tarafından düzenlenir. Sempatik sinirler karın boşluğu ganglionlarından köklerini alırlar • N.vagus'un ana dorsal (sol) kolu rumeni, küçük kolları retikulum, omasum ve abomasum'u, ventral ana kolu (sağ) da retikulum, omasum ve abomasum'u innerve eder. 4
  5. 5. • Ruminantların tükürük salgısı enzim taşımadığından ve ön mide mukozaları da enzim salgılayan bezlere sahip olmadığından ön midelerdeki sindirim mikrobiyel sindirim olmaktadır. • Rumendeki bu mikrobiyel sindirim, karbonhidratların (seluloz, nişasta ve şeker) parçalanmasıyla yağ asitlerine (asetik asit, butirik asit, propiyonik ve valeryanik asitlere) indirgenmesi şeklindedir. • Yine aynı sindirimde proteinler de aminoasitlere ve diğer proteinlere kadar değişime uğramaktadır • Yağlar, mikrobiyel orijinli lipaz enzimiyle yıkımlanırken aynı anda uçucu yağ asitlerinin hidrogenasyonu olmakta ve rumen mikroorganizmalarından bazıları diğer maddelerden lipidleri sentezlemektedirler. • Ön midelerdeki mikroflora ve mikrofauna'nın yardımıyla B kompleks ve K vitaminleri sentezlenmektedir. • Karbonhidratların parçalanmasıyla açığa çıkan yağ asitleri rumenden emilirler, protein ve lipid gibi maddeler ise abomasuma, oradan da barsaklara geçerek emilirler.
  6. 6. • Abdominal Timpani Mide veya bağırsak boşluğunda gazın birikmesi karnın genişlemesi ile sonuçlanır ve karın duvarının eş zamanlı perküsyon ve oskültasyonunda bir ping sesinin oluşmasına yol açabilir. • Sığırlarda rumen, abomazum veya bağırsaklarda fazla miktarda gaz birikimi, atlarda büyük kolon timpanisi abdominal timpaninin yaygın bir nedenidir. Köpeklerde de mide dilatasyonu ve volvulusu karındaki timpaninin en sık görülen nedenidir. • Pneumoperitoneum daha az yaygın bir nedendir genellikle bağırsak yırtılması ile oluşur veya laparatomiyi takibeden postşurirjikal gelişir. 6
  7. 7. • Abdominal Ağrı veya Sancı Gastrointestinal kanalda veya karındaki üreme kanalı, karaciğer ve üriner kanal gibi diğer organlardaki ağrının çesitli davranış ve sistemik belirtileridir. • Karakteristik belirtiler atlarda ön bacaklarla yeri eşeleme, karna doğru bakma, yere uzanma, yuvarlanma, terleme, huzursuz görünüm, karnı tekmeleme ve uzun süreli yatmadır.
  8. 8. Ruminantlarda karın organlarının muayenesi Ruminantlarda karın bölgesinde, ön mideler, barsaklar, karaciğer, dalak, böbrekler, dişilerde uterus ve ovaryumlar muayene edilir. Sindirim sistemi içinde ön mideler büyük bir yer kaplamaktadır. ön mideler (rumen, reticulum ve omasum),yeni doğan buzağılarda küçük hacımdadır. Bu hayvanlar sert gıdaları yemeğe başladıktan sonra viseral organlara oranla süratle gelişir. Buzağı 4 haftalık olunca rumen abomasum'un yarısı büyüklüğünde 8 haftalıkta iki organ eşit büyüklüğüne erişir. 12 haftalık buzağıda rumen abomasum'un 2 katı, 4. ayda Rumen ve retikulum birlikte omasum ile abomasumun 4 katı kadar olur 18. ayda her bir kompartıman son şekil ve ebatlarını alır. Erişkin yaşta ise 9 katı büyüklüğüne erişmiş olur. Eğer buzağıların katı, sert gıdaları yemesi engellenirse ve sadece sutle beslenirse, on midelerin gelişmesi cok yavaş olur. Katı, sert ve fibroz gıdalar, ön midelerin hacım artışına ve kas tabakalarının gelişmesine mekanik uyarıcı olarak etki eder. Ön mide mukozalarının gelişmesinde ise propiyonik ve buturik asit gibi asitlerin uyarıcı etkisi vardır.
  9. 9. Gevişenlerde ruminasyon ve ruktus'un kontrolü • Sığır, koyun, keçi gibi geviş getiren hayvanlar aldıkları gıdaları tam çiğnemeden yuttukları için yemlerini yedikten 30-60 dakika sonra ağızlarına ağızlarına geri getirerek tekrar çiğnerler bu olaya "ruminasyon = geviş getirme" denir. Ruminasyon sırasında ön mide içerikleri ağızda ezilir, daha küçük parçalara ayrılır, tükürükle karışarak tekrar yutulur. tükürük salgısı ön mide içeriğinin pH'sının nötrleşmesinde etkilidir. • Sığırda, ruminasyon sırasında her defasında ağıza 80-120 gr (koyunlarda daha az) miktarında lokma gelir, her lokma 50- 60 kez (koyunlarda 90-100 kez) çiğnenir, ruminasyon suresi 10-15 dakika devam eder. Hastalık durumlarında ruminasyon bazen tamamen, bazen da kısmen durur
  10. 10. Ruminasyon • Esasen ön midelerde yani proventriculus'larda oluşan kimyasal olaylar ağızda başlatılan olayların devamı niteliğindedir. Ön mideler bakteriler için iyi bir ortam oluştururlar. • Alınan gıdalar bakteriler tarafından kimyasal ve fermentatif parçalanmaya tabi tutulurlar. Bu olaya rumen fermentasyonu denir. • Bu fermentasyon sonucunda oluşan gazlar geğirme (ructus) ile dışarı atılır. • Fermente olmuş gıdalar geğirme olayı ile ağıza gönderilerek tekrar çiğnenmesi sağlanır, bu olaya ruminasyon adı verilir. 10
  11. 11. Ruktusun kontrolü Gevişenlerde ön midelerdeki sindirim sırasında C02 ve CH4 gibi gazlar oluşur, bu gazların sindirime katkısı olmadığından ozefagus yoluyla dışarı atılır, bu gaz atılma olayına "ructus = geğirme" denir. Sığırlarda günde ortalama 500-600 litre gaz oluştuğu için gazın mutlaka dışarı atılması gerekir. Oluşan gaz miktarı yedirilen yeme bağlı olarak azalabilir veya artabilir. Bu miktar gazın ozefagus yoluyla dışarı atılması bir saat boyunca 15- 20 kez tekrarlanan ructusla mümkün olmaktadır. Ozefagus tıkanması, ön mide hareketlerinin engellenmesi ve gaz'ın köpükle karışık olması sonucunda gaz ön midelerde toplanır ve "meteorismus = timpani" olayını meydana getirir. Sağaltımı yapılmayan timpani olayları asfeksi ve intoksikasyon sonucu ölüme yol acar.
  12. 12. 12
  13. 13. 13
  14. 14. 14
  15. 15. • Rumen (işkembe): Ön midelerin (proventriculus) en büyüğüdür. Karın boşluğunun sol kısmını işgal eder. Rumen'in ön ucu, extremitas cranialis, 8. interkostal aralık düzeyindedir. • Bu uca esophagus açılır. Bu uç aynı zamanda ostium ruminoreticulare denilen bir delikle reticulum'la iştirak halinde olduğu yerdir. • Arka ucu yani extremitas caudalis’i ise pelvis girişinde yer alır ve kör kese durumundadır. 15
  16. 16. • Rumende oluşan seslerin sayımı için 5 dk da 7-14 arasında steteskopla gıcırtı tarzında sesler duyulur. • Pratikte 2 dk süreyle dinleme yapılır ve normalde 2-3 kuvvetli ses alınır. • Hayvan 48 saat aç bırakıldığında Rumen tam olarak atonik olur ve hiç ses alınmaz • Rumen'in üst kenarı (curvatura dorsalis) sol taraftadır ve belaltı bölgesinde yer alır. Ventral kenarı (curvatura ventralis) ise karın bölgesinin sağ tarafında bulunur. • Rumen'in iç yüzünde ilk göze çarpan oluşumlar pila ruminis ile rumen mukozasının kapsadığı papilla'lardır. • Pila ruminis rumen duvarının kalınlaşması sonucu oluşan yapılardır 16
  17. 17. • Rumende gaz birikmesine timpani adı verilir. • Rumendeki gazın çıkarılması için gerekirse trokar punksiyonu uygulanır. Punksiyon için genişçe bir trokar sol açlık çukurluğunun (üçgen şeklinde olduğundan açı ortaylarının kesiştiği nokta punksiyon noktasıdır) tam ortasından trokarın ucu sağ ön ayağın Tuber olecranon'unu görecek şekilde tutulup bir darbede rumene girilir, • trokarın mandreni çekilir, sekonder olaylarda gaz süratle trokardan dışarı çıkar ve hayvan rahatlar • Reticulum (börkenek): Mide kompartmanlarının en küçüğüdür. Reticulum ventralde 5. ila 6. kaburgalararası boşlukta sternumun üzerinde ve diyafragmanın kubbesi içinde orta çizgi üzerinde processus xiphoideus'un hemen üzerinde bulunur. • Yüreğin arka tam karşısında diaphragma ile rumen arasında yer alır 17
  18. 18. RETİCULUM’un fiziksel muayenesinde anatomik özellikler • Reticulum: • İnspection (Gözle muayene): intrathoracic pozisyonda olduğu için mümkün değildir. • Palpation: intrathoracic pozisyonda olduğu için mümkün değildir. • Auscultation: Karnın ventral’inde 6.-7. intercostal aralıktan yapılan dinlemede gürültülü bir guruldanma şeklinde ses elde edilir. Dakikada yaklaşık kısa aralıklarla 2 kez kontrakte olur. Eğer RPT var ise gürültüsü trachea’dan gelir. Trachea nın dinlenilmesi teşhisi kuvvetlendirir. • Reticular alan Yabancı cisim olduğunda ağrı olacağı için percusyon ve ağrı deneyi yapılır. Bu test Sternum üzerine ani baskı ile yapılır. 18
  19. 19. • Sığırların besin maddeleri ile birlikte aldıkları yabancı ve delici cisimler reticulum'un kontraksiyonu sonucu sırasıyla önce reticulum'un duvarını deler. • • Diaphragma'nın hareketleri bu cisimlerin ilerlemesini sağladığından aynı delici cisimler pericardium'u da delebilir. • Bunun sonucu olarak reticuloperitonitis traumatica ve pericarditis traumatica şekillenir • Reticulum bulunduğu yer itibariyle muayenesi yapılırken sadece askültasyon uygulanabilir. • Bunun içinde sol tarafta 6. ve 7.inci interkostal aralıktan yapılır. • Çünkü 3-5. intercotal aralıkta kalp bulunmaktadır. 19
  20. 20. RPT • RPT li bir hayvanın duruş şekli. Kuyruk kalkmış, sırt kamburlaşmıştır. Cidago bölgesinde uygulanan ağrı deneyi. Aynı zamanda hekim trachea’yı da dinleyerek anormal inleme sesini tespit etmeye çalışır 20
  21. 21. Bir sopayla xiphoid alanda yapılan ani kaldırma hareketi ile uygulanan ağrı testi Percussion uygulayarak yapılan ağrı testi 21
  22. 22. Reticulum’un kalple olan anatomik komşuluğu 22
  23. 23. • Omasum (kırkbayır): Orta çizginin hemen sağında karın boşluğunun uzun ekseninin orta 1/3'ünde, 9.-12. torakal omurların iz düşümü bölgesinde yer alır. Sığırlarda sağ karın duvarına değer • Günde yaklaşık 80-100 lt reticular içeriği kendine bir tulumba gibi çeker. • Omasum'un iç yüzü laminae omasi denilen yüksek mukoza yaprakçıklarıyla doludur. • Koyun ve keçide, her ne kadar diğer ilişkide olduğu yapılar sığırlardaki tanımlananlara benzerse de, bu hayvanlarda omazum daha medialde ve 8.-10. kostalar hizasında yer alıp sağ karın duvarına temas etmez. • Omasum; sağ tarafta 7 ve 9. kosta'lar arasi bölgede, akciğer perkusyon alanının arka kenarı, omasum'un ön kenarıyla bitişik durumda; omasumun ön kenarı aynı zamanda diyaframa İle temas halindo olan bir pozisyondadır. • Omasumun oskultasyon ve palpasyon yeri sağ tuber olecranon’ dan yere paralel cekilen bir çizgi ile 7. ve 9. interkostal Omurlar arasından dikine çizilen bir çizginin kesişme noktasında bir el ayası genişliğinden biraz büyükçe bir bölge olmaktadır. • Omasum göğüs duvarından 8-24 cm kadar uzaktadır, parmak uçlarıyla yapılan palpasyon ve oskultasyon için kullanılan steteskop bu bölge uzerine uygulanır. 23
  24. 24. • Omasum bölgesinin, ortasına konan steteskopla yapılan oskultasyonda iki çeşit ses duyulur. • I: ses devamlı sürtünme ve çıtırtı sesidir ki omasum lamina’larının hareketlerinin sesidir. • II. ise daha şiddetli özelliktedir ve omasum kontraksiyonlarının sesidir ve 5 'dakikada 7-8 kez duyulur. " • Abomasum ile iştirakini ostium omasoabomasicum sağlar. • Bu delik sekizinci kaburganın alt ucunun izdüşümü yakınında bulunur. • Omasum anatomik özelliği nedeniyle inspeksiyon (gözle gözlem), palpasyon veya percussion yöntemiyle muayene etme imkanı yok gibidir. • Sağ tarafta : 8-9. kaburgalar arasından parmak uçlarıyla palpasyon yapılabilir. 24
  25. 25. Abomasum (şirden,mayalık) • Geviş getiren hayvanların asıl midesidir. İnsan ve öbür hayvanların midelerinin karşılığıdır. • Eğik, armut şeklinde bir kese olup derin halka şeklinde bir yapı ile omazumdan ayrılır. Çoğunlukla basit bir mideye benzer, zira fundus, gövde ve pilorik kısımlardan oluşur. • Karın boşluğunun tabaninda kostal kemerden başlayıp pelvisin hemen önune kadar uzanan bir organdır. • Abomasumun büyük bir kısmı sağ tarafta, önden arkaya doğru uzunlamasına uzanır, ventrali cartilaco xyphoidea'ya ve sol tarafa uzanmış pozisyonda durmaktadır. • Organın gövdesi, rumenin ventral kör kesesiyle temastadır yine göbeğin yanında omasum ile bağlantılıdır. Pylorus kısmı sağa doğru üçgen 'şeklinde bir kıvrım yaparak daralır ve dorsale doğru'sağ kostal kemerin altına kadar uzanır ve duedenumla birleşir. • Orta çizginin sağında bulunur. Organın iç yüzü tamamen glanduler mukoza ile kaplıdır. iç yüzeyinde plicae spirales abomasi denilen mukoza kıvrımları vardır. • Sağa yada sola (%90) deplasman olduğunda hypochondiriak bölgede şişkinlik dikkati çeker. 25
  26. 26. Sığırda abomasum'un palpasyon alanı. 1-Omasum, 2- Abomasum, 3-Pylorus, 4- Doudenum, 5. Abomasum içeriğ'i • Basit bir dilatasyon durumunda (fonksiyonel veya mekanik pylorus stenozunda) abomasum ventral pozisyonda kalır ve geriye doğru uzanır. • Patolojik yer değiştirme olaylarında ise abomasum gaz ve sıvı ile dolar, gerginleşir, hacmi artmış olur. • Böyle durumlarda, organ ya rumenin soluna veya yukarı sağa veya sağ karın duvarı ile barsakların arasına girerek yerini değiştirir. 26
  27. 27. Rumen iç görünüm Abomasum 27
  28. 28. Abomasum’un muayenesi • İnspectionla, Auscultasyonla ve percusyonla muayenesi imkansızdır. • Abomasum, karnın sağ tarafında, ventral’de 7. ve 10.uncu kostaların arasında ve onların alt uçlarının altında bulunduğundan bu bölgeye abomasum'un palpasyon bölgesi denir. • Abomasitis yada ülser olduğu durumlarda palpasyon aralığında AĞRI OLUR • Göbek ile xiphoid arasındaki bölgede bir ağrı var ise abomasumda kumlarının belirtisidir. • Aşırı dolgunluk nedeniyle karnın hipokondriyak (hypochondriac) bölgesindeki şişkinlik gözle incelenebilir. • Abomasum’un sağa yer değiştirmesi olaylarında, karnın sağ yarımının üst bölgesinde bir şişkinlik, sola yer değiştirmelerde karnın sol yarımının üst bölgesi ve açlık çukurluğu üzerinde dışa doğru oluşan şişkinlikler inspeksiyonla anlaşılır. 28
  29. 29. Palpasyonla muayene • Yaygın bir abomasitis ve ülserleşme olduğunda abomasum bölgesinin palpasyonuyla ağrı olgusu ortaya çıkarılabilir. • Abomasum'da kum vs. gibi yabancı maddelerin bulunması halinde cartilago xyphoidea ve göbek arasındaki bölgeye yapılan palpasyonda krepitasyon sesi veya kar üzerinde yürürken çıkan sese benzer sesler duyulur. • Abomasum'un sağa yer değiştirme: • sağa deplasman olaylarında abomasum, karın boşluğunun sağ yarımının pelvise kadar olan bölgesini kaplamış durumdadır. • Sola yer değiştirme: • sol açlık çukurluğunun caudo-dorsalindeki bölgede durduğu saptanabilir. 29
  30. 30. Oskultasyon: • Abomasum'un %90 sola yer değiştirmesi olaylarında, steteskop, perkusyonla saptanan timpanik seslerin duyulduğu alan üzerine konur. • Hayvanı ya sarsmak veya steteskop tanburunun çevresine perkusyon çekicinin sapıyla veya fiske ile vurmakla, bölgede su sıçraması sesi veya zil sesinin yansıması şeklinde sesler duyulur. • Bu sesler "metalik çınlama sesi, vınlama, tınlama, su sıçraması (su damlasının madeni bir kaba düştüğü zaman çıkardığı sesi andıran sestir) “PİNG “ sesleri olarak isimlendirilir. • Bir bölgenin steteskopla muayenesi yapılırken, steteskop tanburunun çevresine fiske veya perkusyon çekici sapıyla vurmakla yapılan muayeneye auskultasyon- perkusyon yöntemi denir. • Abomasumun auskultasyon ve perkusyon yöntemiyle yapılan muayenesinde, duyulan sesler (zil sesinin yansıması şeklinde, su sıçraması, vınlama, tınlama sesleri) abomasumun yer değiştirmesinde özel semptom olarak kabul edilir. 30
  31. 31. Abomasum iceriğinin alınması ve muayenesi: • Abomasumun sola deplasmanından kuşku duyulduğunda sol karın duvarından, oskuloperkusyonla saptanan bölgenin alt yarımından 12 cm uzunluğunda ve 1 mm kalınlığındaki bir ,enjektör iğnesiyle cranioventral yöne doğru karın boşluğuna girilir. Yer değiştirmiş organ, sondan bir evvelki kosta aralığının orta noktasının hemen altında durmaktadır. • Eğer sağa yer değiştirmeden kuşku duyuluyorsa, solda yapılan punksıyonun aynısı sağ taraftan, 10,11 veya 12. kostalar arasında, kostaların distal uçlarına yakın bölgeden yapılır. • Abomasumdan alınan içeriğin rengi, normalde grimsi-yeşil, sarı veya zeytinyağı yeşili rengindedir, kıvamı sulu, kokusu hafif ekşimsi ve pH'sı 2-4 arasındadır.
  32. 32. • Sola deplasmanlarda içerik, asit özellikte, iğne deliğinden çıkan gaz yanıcı özelliktedir • Sıvının rengi sulu-yeşilden, grimsi yeşile kadar değişir ve pH'sı 1.8-2.5 arasındadır. • Sağa deplasmanlarda abomasun içeriğinin rengi yedirilen yeme, hastalığın süresine, torsiyon durumunun varlığına, içerikte kan bulunup bulunmadığına bağlı olarak değişik özelliktedir. • İçeriğin rengi, koyu kahve, kokusu kemik tutkal kokusunda ve pH'sı 1.6-2.8 arasındadır. • Küçük ruminantların muayeneleri de sığırlardaki gibidir
  33. 33. Abomasum deplasmanı • Genelde yüksek süt veren ineklerde • Üreme problemi olanlarda • Beslenme bozukluklarında • %80 doğumdan sonraki ilk ayda görülür. • Sonuç olarak. • Gıdanın geçişi ve gaz şekillenecektir. • Kulakları buz gibi soğuk , pupilla genişlemiş, rumen hareketleri neredeyse durmuş haldedir. 33
  34. 34. Abomasum’un yer değişimi • % 10 sağa • % 90 Sola • % 91 Buzağının ilk 6 haftasında gerçekleşmesi yaygındır • En yaygın şekli • Erişkin süt ineklerinde doğumdan sonraki erken dönemlerde şekillenir 34
  35. 35. Abomasum’un normal pozisyonu 35
  36. 36. Normal Anatomi «Soldan görünüş» Normal Anatomi «Sağdan görünüş» 36
  37. 37. • A) Normal topography of right abdominal viscera, cow. B) Right displacement of abomasum with volvulus. 37
  38. 38. • Normal yapı ve Abomasum sola deplasman hali. • Sola deplasman olduğunda dirsek ile tubercoxa arasındaki hayali düzlemin üst tarafında bir şişkinlik oluşturduğunu hatırlamalıyız. İçi gazla dolu olduğu için bir ping sesi alırız.(Bir çeliğe metalle vurulduğunda yada şişeye metalle vurulduğunda çıkan ses gibi) 38
  39. 39. 39
  40. 40. Abomasumun sağa deplasmanı 40
  41. 41. Abomasum’un sola deplasmanında ilerleme aşaması Soldan görünüm. Topografik olarak abomasumun sola yer değiştirmesi. Steteskopla yada perckusyonda anormal olarak ping sesi elde ettiğimizde abomasumun sola yer değişimi gösterilmiştir. 41
  42. 42. Abomasum’un sağa deplasmanı 42
  43. 43. Sola Deplasmanda klinik işaretler • Sol paralumber fossa perkusyon yapılır. – Dirsek ile tuber coxae arasına çekilen hayali çizginin üstünden ve altından perkusyon yapılır. • Abomasum gazla dolu ise aşağıdaki resimde görüleceği üzere çizgi hattında ping sesi elde edilir. Ping sesini aşağıdaki unsurlardan ayırt etmeliyiz. Rumen tympany Peritonitis Pneumoperitoneum Physometra 43
  44. 44. Abomasum’un sola deplasmanında,Percusyonla birlikte anormal Ping sesi alınacak yerlerin topografik alanı. Soldan görünüm. 44
  45. 45. • Sola deplasmanda PİNG sesini alınan yerler. Geriye ve yukarı doğru çıktıkça ping sesi alınan yerler değişir dikkat edilmelidir. 45
  46. 46. Abomasum’un Sağa deplasmanında perkusyon askulatasyon sırasında anormal ping sesi alınımında Sekumdaki ses yanıltabilir. Sağdan görünüm. 46
  47. 47. • İki operatörle yapılan sola yer değiştirmelerde görülen operasyon yöntemi Karnın yan duvarı topografisi : 1- Cutis 2- M. cutaneus maximus ve aponeuros'u ile fascia superficialis trunci 3- M. obliquus externus abdominis 4- M. obliquus internus abdominus 5- M. transversus 6- Fascia transversa 7- Peritoneum 47
  48. 48. Omentopexy veya abomasopexy 48
  49. 49. • II- YOL: Sola deplasmanda sadece sağ tarafta Son kostanın arkasında yaklaşık 20 cm uzunluğunda elin rahatlıkla girebileceği bir ensizyon yapılır. • Operatör elini xiphoidea’ya doğru rumenin altından abomasum’un curvatura major’unu yakalamaya çalışır ve sağa kendine doğru çeker. İçi gazla doluysa uzun bir sonda ile boşaltır. Sönmüş olan abomasum rahatlıkla çekilir. Seromusculer yapısı nedeniyle sonda takılan deliği kendiliğinden rahatlıkla kapanır. • Nonresorbe edilebilir ipliklerle yaklaşık 10 cm uzunluğundaki omentum kıvrımı karın iç duvarına dikilir. • Abomasum rumenin ön tarafına normal pozisyonuna itilir. Yara kapatılır. 49
  50. 50. (Grymer-Sterner) Yöntemi • Yukarıda bildirilen yöntemlere ek olarak; laparatomi yapılmaksızın abomasumun fikzasyonu esasına dayanan perkutan abomasopeksi (Grymer-Sterner) yöntemi geliştirilmiştir . Yöntemin avantajları olarak; kısa sürede uygulanması (yaklaşık 10 dk)dır. Hayvanın iştahı hızla düzelir. • Grymer-Sterner yöntemine göre abomasum’ un ventral karın duvarına fikzasyonu için, bir adet trokar ve 2 adet fiksatör gerekmektedir. Hayvan önce sırt üstü yatırılır. Ön ve arka ayakları bağlanır. Processus xyphoideus’un 10-15 cm kaudalinde, linea albanın 10 cm sağ paramedian tarafında punksiyon yeri belirlenir. Birinci trokar uygulaması, buraya yapılır. Koku ve gaz çıkışı işlemin doğru olduğunu gösterir. İkinci trokar uygulaması İlk delinen karın duvarından yaklaşık 8-10 cm geriden tekrar aynı işlem yapılır. Trokar çıkarıldıktan sonra, her iki fiksatöre bağlı ipliklerin uçları iyice dışarıya doğru çekilerek, plastik buton vasıtasıyla karşılıklı düğümlenir ve hayvan ayağa kaldırılır 50
  51. 51. III. YOL: Proc.xiphoideus seviyesinde Grymer Sterner yöntemi ile Percutaneous abomasopexy • Sedasyona alınan sığır sağ tarafı biraz yukarda kalacak şekilde sırt üstü yatırılır. Göbek ile xiphoid arasındaki bölgenin dezenfeksiyonu yapılır ve “PİNG” sesinin yeri belirlenir. “Ping” sesi Sağ tarafta orta hat üzerinde genellikle duyulur. Sağ tarafta yaklaşık 4 mm çapındaki trokar/canul abomasum duvarını delecek kadar sokulur. • Burada Sağ v.subcutanea abdominus’u yaralamamaya dikkat edilmelidir. 51
  52. 52. • Operasyondan yaklaşık 10 gün sonra deriye yakın olarak iplikler kesilir. İpliklerin etrafında şekillenen fibroz yapı ligament gibi etki gösterir. Abomasumu karın duvarına tutturur. İçerdeki parça abomasum içinde kalır. Dışkıyla da atılabilir. 52
  53. 53. Karnın ventral topografisi : 1- Cutis 2- M. cutaneus maximus'un aponeuros'u, m.obl.abd.ext.nın aponerous’u ve vagina musculi recti abdominis'in dış yaprağı (yani m. obliquus externus abdominis ile m. obliquus internus abdominis'in aponeuros'larının birleşmiş kısmı) 3- M. rectus abdominus 4- Vagina rectus abdominis'in iç yaprağı ( m. transversus abdominis'in aponeuros'u ve fascia transversa 5- Preritoneum 53
  54. 54. • Xiphoid’in arkasında yaklaşık bir el genişliği mesafesinde (Median hattan yaklaşık 8-10 cm ) sağ tarafta trokarın içinden ortasından sağlam bir iplikle bağlanmış bir materyal (paslanmaz platin çubuk gibi) gönderilir. Trokar çıkarılır. İple bağlanmış yapı içerde kalır. İlk delinen karın duvarından yaklaşık 8-10 cm geriden tekrar aynı işlem yapılır. İpliklerin uçları altından bir iki parmak geçecek kadar boşluk bırakıldıktan sonra sıkıca bağlanır. 54
  55. 55. Sağa deplasmanda dikkat edilecek husus • Clinical signs: Karnın dorsalinde son 5 kaburganın altına percusyon yapıldığında “Ping” sesi elde edilir. – Ping sesi • 8th kaburgadan sağ fossa paralumbalise uzanan bir hat çekilir • Bu hattın ventral kenarında – Abomasum’da sıvı – Balonlaşma 55
  56. 56. 56
  57. 57. Sola deplasmanda Yuvarlama metodu ile yerleştirme Yuvarlamada hayvan sağ tarafına yatırılarak, ön ve arka ayaklar bağlanır. Daha sonra yavaşça sağdan sola, soldan sağa, yere 20 derecelik bir açı kalana kadar çevrilerek sol tarafından ayağa kaldırılır. 57
  58. 58. HEPAR (Karaciğer) Regio abdominalis cranialis’te, ruminantlarda tamamen, diğer türlerde büyük bölümü regio hypochondrica dexterde diaframaya dayanmış olarak bulunur. Hepar, solda lobus hepatis sinister, sağda lobus hepatis dexter, lobus quatratus, lobus caudatus olmak üzere 4 lobu varır. Lobus caudatus hayvan türlerine göre proc. caudatus ve proc. papillaris olmak üzere bir veya iki çıkıntı şekillendirir. Proc. papillaris ruminat ve carnivorlarda bulunur • Safra kesesi (vesica fella) at, deve, devekuşu, fare, geyik, beç tavuğu, papağanda yoktur. 58
  59. 59. Safra kesesi Vesica fella • lobus hepatis dexter ile lobus quadratus arasında bulunur. • Hepar içindeki ductus biliferiler birleşerek ductus hepaticus communis’i oluşturur. Bu kanal vesica fella’nın akıtıcı kanalı olan ductus cysticus ile birleşerek ductus choledocus’u oluşturur. • Oluşan kanal, papilla duodeni major vasıtasıyla duodenum’a açılır. 59
  60. 60. 60
  61. 61. • Sığırlarda karın abdominal duvarın sağdan görünüşü. Karaciğerin biopsi alanını gösterir. (SONDAN İKİNCİ İNTERCOSTAL ARALIK) • Düzlem üzerine düşen seviyenin altından girilmesi SAFRA KESESİNİN DELİNME RİSKİNİ ORTAYA ÇIKARIR. • 1. Akciğer • 2. Karaciğer ; 3. sağ böbrek; 4. safra kesesi; 5. phrenico-costal hat; X karaciğer biopsi yeri 61
  62. 62. Atlarda(biopsi) alanı Sığırlarda biopsi alanı • Atlarda (biopsi) alanı: • Sağ tarafta • 1-Tuber coxae’dan dirsek eklemine bir düzlem çekilir, • 2-Tuber coxae’dan omuz eklemine bir düzlem çekilir. • 3-Arada kalan 12. yada 13.cü inter costal aralıktan biopsisi yapılır. • Sağ taraftan uygulanır 2 yol izlenebilir. • 1-Tuber coxae’dan omuz eklemine bir düzlem çekilir. Düzlemin 11th (Sondan ikinci intercostal) aralığından yapılır • 2- Sağ fossa paralumbalis in ortasından yere paralel bir düzlem çekilir. • Bu düzlemin 11.intercostal aralık hizasından biopsisi yapılır 62
  63. 63. 63
  64. 64. • Topographical işaretler. Karaciğer biopsi alanı. Sağ taraf. 64
  65. 65. • Karaciğerin muayesi : • Kaburgaların altında kaldığı için costa kemeri dışına taşan kısımdır. Ancak palpe edilebilir. Atlarda normalde dışardan muayenesi mümkün değildir. • Sığırlarda ise akciğer percusion alanına yaslanmış olarak bulunduğundan 11. ve 13. üncü costa’ların üst 1/3 kısmından başlayan ve yaklaşık göğsün yarı yüksekliğine kadar inen ve yaklaşık 10 cm lik (5-6 parmak genişliğinde bir el ayası kadarki) alan Karaciğer’in percusyon alanıdır. 65
  66. 66. Köpeklerde karaciğere biopsi yeri Köpeklerde: Proc.xiphoidea’nın hemen gerisinden karaciğere ulaşılır. Hayvan sırt üstü yatırılır xiphoidal alanın etrafı karaciğer için biopsi alanıdır. Bir diğer yol, köpek sol tarafı üzerine yatırılır. Arcus costa ile proc.xiphoideus arasında deriye küçük bir ensizyon yapılır. Derideki bu ensizyon yarasından biopsi iğnesi craniodorsal yönde yavaşca itilirek karaciğere ulaşılır. 66
  67. 67. Lien (Dalak) : • Bu organın sindirim ile ilişkisi olmadığı halde mide ve sol böbrekle sıkı topografik ilişkisi vardır. • Lien, kan depo etmek, Iymphocyt yapmak suretiyle circulation sistemine girer. • Dalağın rengi koyu griye benzer, kanla dolu olduğu için daima kıvamı yumuşak, şekli türler arasında çok değişiktir. • Yassı olan bu organ insanlarda disk biçiminde, equide'lerde dorsal'de enli iken ventrocranial'e doğru gittikçe daralır. • Ruminantlarda rumen'in saccus dorsalis'j üzerine yapışıktır. Biçimi büyük ruminant ve domuzda dile benzer. • K.ruminantların dalağı üçgen biçimindedir. • Etçillerde ventral'e dönük tarafı enli, dorsal tarafı dardır. Equide'lerdeki gibi bir kavis yapmamıştır. • Equidae'lerde ise carnivorların tersidir. 67
  68. 68. 68
  69. 69. 69
  70. 70. Karın bölgesinin Topografyası: • Karnın yan duvarı topografisi : • 1- Cutis • 2- M. cutaneus maximus ve aponeuros'u ile fascia superficialis trunci • 3- Fascia prof. trunci + Tunica flava • 4- M. obliquus externus abdominis • 5- M. obliquus internus abdominus • 6- M. transversus • 7- Fascia transversa • 8- Peritoneum • • Karnın ventral topografisi : • 1- Cutis • 2- M. cutaneus maximus'un aponeuros'u, tunica flava + vagina musculi recti abdominis'in dış yaprağı (yani m. obliquus externus abdominis ile m. obliquus internus abdominis'in aponeuros'larının birleşmiş kısmı) • 3- M. rectus abdominus • 4- Vagina rectus abdominis'in iç yaprağı ( m. transversus abdominis'in apeneuros'u ve fascia transversa • 5- Preritoneum 70
  71. 71. Göbek bölgesinin kongenital anatomik yapısı. Yangısı omphalit. 71
  72. 72. Rektal muayene • Hayvan zapturapt altına alındıktan sonra ağırlığı 150 kg ve üzerinde olan sığır, at ve domuzda kolun tamamı ile rektal muayene yapılabilir. • Daha küçük evcil memelilerde ise sadece parmaklar kullanılarak karın boşluğunun son kısmı ve pelvis boşluğundaki organlar muayene edilebilir. • Rektal muayene için olmassa olmaz ön şartı, karın ve pelvis boşluğunda bulunan organların topografık anatomilerinin çok iyi bilinmesidir. • Rektal muayene öncesinde ayrıca, muayene alanının kraniale doğru açık koni şeklinde olduğunun ve bu alanın hayvanın büyüklüğüne ve uygulayıcının kolunun uzunluğuna göre değişebileceğinin bilinmesi şarttır.
  73. 73. Sığırda rektal muayene • Karın ve pelvis boşluklarının muayenesi Eldiven giyilmiş bir şekilde muayene yapılacak el ile parmaklar huni şekline getirilerek hayvanın rektumuna girilir. • Pelvisin kemiksel çatısı, promontorium ile başlayıp pecten ossis pubis ile sonlanan linea terminalis boyunca kontrol edilir. • Omurganın ventralinde nabız alınabilen aorta, her iki taraftaki a. iliaca externa ve a. iliaca interna ve özellikle travma şüphesi durumunda art. sacroiliaca palpe edilir. Son lumbal omurlar ve sakrumun ventralinde ayrıca Lnn. iliaci medialis ve lateralde bulunan Lnn. iliaci lateralis genellikle palpe edilebilir. • Uriner sistem organlarından, sol böbreğin sadece kaudal ucu palpe edilebilir. İdrar kesesine doğru seyreden üreterler kurşun kalem kalınlığında çubuklar gibi palpe edilebilirler. İdrar kesesi ise sadece dolu olduğunda veya patolojik bir durum bulunduğunda palpe edilebilir
  74. 74. • Sindirim sistemi organlarından, rumenin kaudal kör keseleri palpe edilebilir. Rumenin tunica serosa’sın (peritonun visseral yaprağı) yumuşak ve kaygan hissedilir. Rumenin sağ tarafında bulunan bağırsak bölümleri çok fazla doldukları, gaz biriktiği ve duvarlar sertleştiği zaman palpe edilebilirler. • Kolik sancısı örneğinde olduğu gibi, sekumun kaudale dönük ucu yukarıda belirtilen durumlarda pelvis boşluğuna kadar ulaşır. Bu durumda ise kolon ile birlikte jejenum ve ileum karın boşluğunun sağ üst bölümünde palpe edilebilir.
  75. 75. • Genital organların muayenesi için, yukarıda belirtilen şekilde rektuma girilmelidir. Anüsün sfinkter kasının hemen kranioventral’inde sıkı durumda olan vestibulum vagina, dorsal kenarı belirgin olan yuvarlak bir boru şeklinde palpe edilebilir. • Gevşek durumda yerleşen vagina ise bu yapının kranialinde yerleşmiştir. Hareket ettirilebilen cervix uteri kraniale doğru çıkıntılıdır ve elle çok rahat bir şekilde belirlenebilir. • Cervix uteri pelvisin kranial girişinde, pecten ossis pubis üzerinde yerleşmiştir. Cervix’in ilerisinde corpus uteri kraniale doğru elle kontrol edilir. Sonuçta corpus uteri’nin en kranialinde ve bir koç boynuzu şeklinde ikiye ayrılıp, ventrale doğru kıvrılmış bir şekilde cornu uteri’ler palpe edilir.
  76. 76. • Uterus, gebe olmayan veya gebeliğin erken döneminde bulunan ineklerde pelvis boşluğunun posterior bölümünde yer alır ve burada palpe edilir. • Üç aylık gebelik döneminde, uterustaki hacim değişikliği organ geriye doğru çekilerek kolayca anlaşılabilir. Üç aylık gebelikte embryo palpe edilebilir. • Gebeliğin 4. ve 5. ayında, uterus karın boşluğuna doğru yer değiştirir ve eskiden A. uterina media olarak isimlendirilen a. uterina’dan alınan tipik “yüksek titreşim, fremitus” durumu hissedilebilir. • Gebeliğin 6. ve 8. ayları arasında yavru karın boşluğuna düştüğü için rektal muayene ile palpe edilemez. Büyüyen yavru karın boşluğunun derinliğine ve aşağıya iyice yerleştiği için dışarıdan ulaşmak mümkün değildir. Yavrunun vücut bölümleri gebeliğin bu son döneminde dışarıdan gözlemlenebilir ve dokunulabilir.
  77. 77. • Ovaryumların fonksiyonel yapıları rektal muayene ile belirlenebilir. Graft folikülleri tipik dalgalanma (fluctuation) özellikleri ile ayırt edilirler. • Corpus luteum ise özellikle dışarıya doğru çıkıntılı olduğu dönemde “şişe mantarı” formu dolayısıyla belirlenebilir. • Boğalarda erkek eklenti bezleri pelvis boşluğunun tabanında palpe edilebilir. M. urethralis dokunmaya karşı kontraksiyon reaksiyonu vermesi ile karakterizedir. Prostat bezi yumuşak ve mühür çemberine benzer şekliyle, kontraksiyon gösteren m. urethralis’in kranial ucunda yerleşmiştir. İri lop şeklinde ve çift olarak bulunan gl. vesicularis her iki tarafta ilium’un medialinde bulunur. • Urethra’nın pelvik bölümünün kaudalinde yerleşen çift gl. bulbourethralis, m. urethralis ile kaplı olduğu için palpe edilemez. • Sağ ve sol ductus deferens kalın örgü miline benzer şekilde idrar kesesinin her yan tarafları boyunca anulus vaginalis’ten yukarıya doğru seyreder. Bu yapılar idrar kesesinin boynunun üzerinde palpe edilebilirler. Yapılar idrar kesesine girmeden önce son kısımlarında bulunan yaklaşık 20 mm uzunluğundaki kalınlaşmış ampulla ductus deferentis’ler palpasyon ile hissedilebilir. •
  78. 78. • Ayrıca: anulus vaginalis’leri belirlemek için, parmaklar pecten ossis pubis’ten aşağıya ve ileriye doğru yaklaşık bir el genişliğinde ve median hattın sağ ve sol soluna doğru itilir. Yapılar her iki tarafta da 2-3 parmağın girebileceği genişlikte aralıklar olarak palpe edilebilir.
  79. 79. KEDİ-KÖPEKLERDE Abdominosentes: • Köpeklerde: Hayvan sağ yada sol tarafı üzerine yatırılır. Göbek etrafında yaklaşık 10 cm lik bir dairesel alan dezenfekte edilir. Göbeğe yakın bir duvardan iğne yavaşça karın duvarından batırılır. Eğer iğneden her hangi bir sıvı akmayacak kadar içerik koyu ise o zaman enjektörü geri çekerek tekrar denenir. Buna rağmen negatif basınla da sıvı gelmiyorsa o zaman peritonun yıkanması için içeriye katater (sonda) uygulanarak abdominosentez yapılır. • Göbek gölgesi merkez olmak üzere cranial ,caudal , dexter yada sinister’in her hangi birinden iğne ile girilebilir. • Katater için; deriye lokal anestezik madde verilir. Küçük bir ensizyonla deri kesilir. Karın duvarından içeri katater sokularak “puf yada pop” sesi alındığında karın duvarının delindiğini anlaşılır. Birkaç mm katater ileri itilerek karın boşluğuna girilir. Artık peritonun yıkanması, drene edilmesi , karın içine ilaç verilmesi sağlanabilir. 79
  80. 80. Yandaki resimde görüleceği üzere memelerin bulunduğu hat arasında işlem yapılır. Göbeğin etrafındaki 4 alandan da karın boşluğuna girilebilir Abdominosentez yaparken orta hat üzerinden işlem yapmamamızın nedeni A.epigastrica caudalis superficialis adlı dalın olmasındandır. Median hattın biraz sağı veya solundan işlem yapılmasının nedeni budur. 80
  81. 81. 81
  82. 82. Sığırlarda Abdominosentez • Bazı durumlarda periton sıvısının dışarı alınması gerekebilir bu durumda abdominosentez yapılır. Omentum, sıvının alınmasında kısmen engel olur. Karın boşluğunda sıvının alınacağı alan pek fazla bir yer yoktur. Ancak zor bir işlem de değildir. Olgun bir sığırda rumenin büyük olması işlem yapılacak alanı küçültür. Bu nedenle dikkatli olunmalıdır. 82
  83. 83. Sığırlarda abdominosentez • I.yol : Karnın sol tarafında median hattan 3-4 cm lateral’de sol v.subcutanea abdominus’un 5-7 cm önünden karın boşluğuna girilir. • II.yol: Karnın sağ tarafında, «göbeğin 10 cm önünde, 10 cm» sağından işlem yapılır. Operatör hayvanı soluna alır, yüzü öne (cranial’e) doğru dönük bir pozisyonda bu işlemi yapar. • III.yol: Proc.xiphoideus’un her iki tarafında yaklaşık 5 cm kadar gerisinde median hattın 5 cm kadar lateral’inden metal bir meme kanülü ile yada 18 numara bir iğne ile girilir. • IV. Yol: Ruminantlarda Sağ tarafta, karnın ventral duvarının orta kısmında linea albanın yaklaşık bir el genişliği kadar yan tarafından yapılır. Bu yolla rumenin delinmesi önlenmiş olur. 83
  84. 84. • II.yol: Karnın sağ tarafında, göbeğin 10 cm önünde, 10 cm sağından yapılan işlem. 84
  85. 85. A-III. YOL: Proc.xiphoideus’un her iki tarafında yaklaşık 5 cm kadar gerisinde median hattın 5 cm kadar lateral’inden metal bir meme kanülü ile yada 18 numara bir iğne ile girilir. 85
  86. 86. At’larda abdominosentez • Atlarda : xiphoideus’un 3 cm kadar arkasında linea alba üzerinde yada median hattın 1-2 cm sağ tarafından alınır. İğneden sıvı gelmez ise ilk punksiyonun yapıldığı yere yakın yeniden benzer işlem yapılır. iğnede tıkanıklık varsa açılır. 86
  87. 87. Cytosentes (İdrar kesesine girmek-kedi / köpek): • İdrar kesesi boş yada çok küçük olduğunda idrar kesesinin dolmasını beklemek en doğru yoldur. Kedi yada köpeklerde hayvan sırt üstü yada lateral yatar pozisyonda tutulur. • Lateral pozisyonda; Symphysis pelvis’in önünde idrar kesesi parmaklar arasında palpasyonla hissedilir. Baş parmakla yeri tespit edilir. 87
  88. 88. • Eğer hayvan sırt üstü yatmış ise son 2 meme kompleksinin hemen arkasında orta hat üzerinde baş ve işaret parmakları arasında bulunacak olan idrar kesesi palpasyonla hissedilir ve tutulur. Şiş haldeki idrar kesesine orta hattın 1-2 cm lateral’den girilir. • İdrar kesesi parmaklarla tespit edilemez ise: • Göbek ile symphysis pelvis arasındaki mesafenin orta noktasından idrar kesesine girilir. İdrar kesesi biraz küçülmüş olabilir. O zaman 1-2 cm caudal’den tekrar girilebilir. Yada ferdi farklılığa bağlı olmakla birlikte 1-2 cm cranial den de girilebilir. 88
  89. 89. 89
  90. 90. Erkek kedilerde idrar sondası uygulama • Erkek kedilerde penis’den girilerek idrar sondası uygulanırken katater’in columna vertebralis’e paralel tutulması gerektiğini unutmamak gerekir. Erkek Kedilere bu işlemi yaparken mutlaka iki kişi olmalıdır. Biri katater uygularken diğeri penisi dışarda tutmalıdır. 90
  91. 91. Ovaryumların pozisyonu • Kedi ve köpeklerde ilk lokalizasyon açısından yerleşim olarak pek bir fark yoktur. Karnın dorsal duvarına yakın böbreklerin arkasındadır. • Sağ ovaryum soldan daha cranial’dedir. • Sığırlarda : pelvis giridinde • Domuzlarda : karnın ortalarında • Kısraklarda : karnın dorsal duvarının yaklaşık 10 cm altında böbreklerin bir el genişliği kadar caudal’inde yer alır. 91
  92. 92. Kedi ve Köpeklerde ovariektomi • Köpeklerde : Genel aneztezi altındaki hayvan sırt üstü yatırılır. Median hat üzerinden ensizyon yapılır. • Ensizyon hattı göbek ile os pubis arasındaki hattır. Burası hayali üçe bölünür. Göbeğin caudal’inde, caudal abdominal hattın önündeki 1/3 lük kısımdan ensizyon yapılır Ensizyon gerekirse biraz geriye uzatılabilir.(Histerektomi de yapılacaksa). 92
  93. 93. 93
  94. 94. 94
  95. 95. • Kedilerde karın boşluğuna girmek için karın duvarının kesilmesi gerekir. Median karın duvarının ortasında linea alba olarak adlandırılan hat üzerinde yapılır. Orta hat kas iplikleri yönünden oldukça fakirdir. Bu nedenle tercih edilir . • Ayrıca median hat üzerinde kan damarlarının seyri de yoktur. • Operasyon hattı düzgün kapatılmazsa resimdeki gibi karın fıtkı meydana gelebileceği unutulmamalıdır. 95
  96. 96. • Kedilerde median hat üzerindek işlem köpeklerinkine benzer. Ovariectomi yapılacaksa kan damarları ve ovaryuma ligatür atılır ve ovaryum uzaklaştırılır. Ovariohisterektomi yapılacaksa: uterus, ovaryum ve kan damarlarına ligatür konur ve organlar öyle uzaklaştırılır. • Kedide median hattın yanı sıra yan karın duvarından da operasyon yapılabilir. • Xiphoidea ile arcus costa arasındaki hattın 1/3 lük orta kesiminde (xiphoideus’a yakın) veya ortaları yakınında 11. veya 10. intercostal aralığa bir ensizyon yapılarak karın boşluğuna girilir. Bu yolla da ovaryumları yakalamak ve ovarectomi yapmak mümkündür. • Karnı yan duvarından açma: Ovariohisterctomy için kedinin sol tarafı tercih edilir. Karın duvarı kaburgaların arkasından karın duvarına vertical bir ensizyonla karın boşluğuna girilir. Kan damarları ve ovaryuma ligatür atılır. Organlar uzaklaştırılır. 96
  97. 97. • Ensizyon vertical olarak yukarıdan aşağı doğru 97
  98. 98. • Yukarıdaki resimler bir dişi köpeğe aittir. Kedilerde de benzerdir. Suspensor ligamet köpeklerde böbreğin lateral’inden geçerken kedilerde dorsal’inden geçer. 98
  99. 99. • 1 uterus, 2 Lig.ovarii proprium, 3 ovaryum, • 4 tuba uterine , 5 mesosalpinx, 6 Lig.suspensorium ovarii, 7 abdominal yağ, 8 ensizyon hattı 99
  100. 100. URETHRATOMY ANATOMY 100
  101. 101. Regio perinealis: • Burada erkek hayvanlarda urethrotomi denen operasyon sidik yolu ve mesane taşlarini uzaklaştırmak için yapılır. Bilindiği üzere urethra , sidik kesesinden ayrıldıktan sonra pars pelvina olarak pelvis boşluğunun tabanında seyreder ve boşluktan pars externa olarak çıkar, penis'in ventral yüzündeki sulcus urethralis içerisine girer. Burada corpus cavernosum urethrae ile sarılmıştır. • Urethra'nın üzerinde vesica urinaria'dan çıktıktan sonra vesicula seminalis (at) veya gl. vesicularis (ruminant, sus ), prostata, gl. bulbourethralis adındaki bezler bulunur. Köpekte yalnız gl.prostata vardır. Kedide ise vesicula seminalis yoktur, prostat ve gl.bulbourethralis vardır. 101
  102. 102. • Seçim yeri: • Taşların bulunduğu yere göre değişir. • Atta, eğer idrar taşı urethra’nın pars pelvina'sında ise, yahut sidik kesesi taşlarının çıkarılması gerekiyorsa bu seçim yeri reg. perinealis'in arcus ischiadicus'u arasına isabet eden kısmına rastlar. Yani seçim yeri burasıdır. Pararectal cystotomy yapılır. • Boğada seçim yeri scrotum'un 5 cm. caudali, taşın bulunduğu yere göre çok daha az penis'in caudal ucundan sonraki kısım üzerinde, nadiren de arcus ischiadicus'daki kısım üzerindedir. 102
  103. 103. • Erkek kedilerde uretra, penisin ucunda çok daralır. Bu nedenle, taş ya da kristaller mukozal bir plak gibi penisin ucunda tıkanıklığı neden olabilir. • Penis kanseri nadir olmasına rağmen, penisin, uretrostomi cerrahi işlem ile ampütasyonu gerekebilir. • Mesane taşları, yeterince küçük ise mesaneden uretraya geçebilir. Taşlar genellikle os penis düzeyinde uretra da sıkışırlar. Bu seviyedeki sıkışıklıktan dolayı taşlar üretra da çok fazla travmaya neden olur. • Hayvan idrarını yapamayacağı için hem çok acı çekecektir hemde vücut toksititeye maruz kalacaktır. Urethrotomy 103
  104. 104. • Tanım gereği urethratomi, üretral bir açıklık yaratmak anlamına gelir. Bu açıklık geçici bir önlem olarak yapılabilir veya kalıcı olabilir. • Üretratomi; perineal , scrotal ve prescrotal bölgede yapılabilir. Kedilerde ve köpeklerde üretratomi genellikle scrotum ve perineal seviyede yapılır. 104
  105. 105. Prescrotal uretrotomy • 1.Urethra ya katater konur. Genel anestezi ugulanır. • 2. Corpus penis üzerinde median hat üzerinde 2 - 3 - cm deri ensizyonu yapılır. • 3. Deri altı doku ucu küt makasla diseke edilir. M.retractor penis açığa çıkarılır ya kesilir yada laterale çekilir. • 4. Urethral taşın olduğu yerde orta hat üzerinde kataterin avantajı kullanılarak urethraya bistüri yada sivri makasla ensizyon yapılır. Bu arada parmakla penis sıkı tutulur ki median hattan sapma olmasın • 5. Kanamalar parmak kontrol edilir. • 6. Ensizyon hattından da sonda vasıtasıyla taşın atılımı yapılabilir. • 6. Eğer taş hareket etmez ise uretratomy yarasından pensle alınır . • 8. Katater çıkartılır. Subcutis ve deri rutin kapatılır. 105
  106. 106. Prescrotal Urethrotomy 106
  107. 107. 107
  108. 108. Scrotal Urethrotmy Kedi ve Köpek genel anestezi altında sırt üstü yatırılır. Diseksiyon sırasında uretranın tanımlanması için bir idrar katateri konulur. Scrotumun etrafına eliptik bir ensizyon yapılır. Scrotum ve testisler uzaklaştırılarak kısırlaştırılır. Orta hatta 4-6 cm uzunluğunda bir ensizyon yapılır. Urethra sonda ile birlikte açığa çıkarılır. Uretratomi olan köpekler squat (çömelme) yapar, dişi köpek gibi, idrarını yapar. Dolayısıyla bacaklarının arasında idrar olacaktır. 108
  109. 109. Yukarıdaki resimde görüleceği üzere 3 katman vardır. 1-Urethra mukozası 2-Tunica albuginea (fibröz tabiatlı) 3- Deri Post operatif kanamayı önlemek için Urethral mukoza tunica albigunea (TA) ve deri ye hepsini içine alan caudalden craniale doğru basit sürekli bir dikiş konur. 109
  110. 110. 110
  111. 111. 111
  112. 112. Scrotal seviyede Urethratomy. Scrotal seviyede yapılan operasyonda tercihe göre penis de uzaklaştırılır. 112
  113. 113. Perineal urethrostomy • 1.Anüsün etrafına tütün kesesi dikişi atılır. • 2. Scrotum ve preputium’u içine alacak her iki taraftan eliptik bir ensizyon yapılır. • 3.Deri altı doku makasla açılır. Corpus penis üzerindeki yağ doku uzaklaştırılır. Benzer işlemler castrasyon içinde yapılır. M.retractor penis kesilebilir. • 4. Corpus penis ventral’indeki ligamentler’den de izole edilir. Ligamentler kesilir. • 5. Her iki taraftaki İschiocavernosus ve ischiourethralis kasları ayrılır. Os ischium’a yakın yerden kesilir. Corpus penis serbest hele getirilir. • 6. Urethral sonda üzerinde penisin dorsal yüzünde sivri uçlu bir makasla uretra kesilir ve içine girilir. Geride bulbourethralis’e kadar kesilir. • NOT: kedilerde gl.bulbourethralis anuse yakındır. • 7- Gl.bulbourethralis’ler kesilir. • 8. Açılmış urethra’ya ilk iki dikiş saatin 10 ile 2 si yönünde olup deriye dikilir. • 9. Urethral açıklık yeterince geniş olmalıdır. 113
  114. 114. • Penis üzerindeki m.retractor penis identifiye edilerek yana çekilir. Katater konulmuş uretranın lumenine inmek için bistürü yada sivri makasla ile medial bir kesi yapılır. • Uretranın pelvik kısmının etrafı küt makas ile uzaklaştırılır. M.retractor penis, uretranın dorsal’inden gl.bulbourethralis seviyesine kadar kesilir. • • Gl.bulbourethralis seviyesinde ince bir makasla uretra kesilir. Uretra’nın gerisinde kalan kısım (penisle birlikte ) kesilerek uzaklaştırılır. • Penisin kesilmesi sırasında corpus spongiosum penisin kanamasına dikkat etmek gerekir bu nedenle penise minder dikişi atılır. • Uretra’nın deriye ipek iplikle dikilmesi ile uretratomi işlemi tamamlanmış olur. • Anüs etrafına konan dikiş tütün kesesi dikişi kaldırılır. 114
  115. 115. Perineal Urethrotomy: Uretraya sonda konur. Kalıcı operasyonda uretra dışarı açılacağı için testis ve penisin fonksiyonu olmayacaktır. Genelde testis ve penis uzaklaştırılır. Bu amaçla testis ve penisi de içine alan eliptik bir ensizyon yapılır. Testis ve penis etrafındaki dokulardan izole edilir. 115
  116. 116. 116
  117. 117. Penis dorsal ve ventral bağlantı yerlerinden izole edilir. 117
  118. 118. • Testisler ve spermatik cordon hepsi ligatüre edilir. 118
  119. 119. • Gl.bulbourethralis (Beyaz ok) ve uretra, sonda uretra’da iken uretraya bir bistürü ile ensizyon yapılır. • Sonda çıkarılır ve ensizyon hattından gl.bulbouretralis’e kadar ince bir makasla uretra boylu boyunca kesilir. Uretral açıklıktan tekrar resimde ki gibi kırmızı olarak gözüken bir sonda konur. 119
  120. 120. • Sondanın hemen altından uretra deriye basit ama emilmeyen bir dikişle tutturulur. Penis distal kısmından uzaklaştırılır. Uretra deriye çepeçevre dikilerek operasyon tamamlanır. 120
  121. 121. • Yukarıdaki resimde Uretral fistül şekillendirilmiş resim görülmekte. Testisler uzaklaştırılmış ancak penis bırakılmıştır. Uretra’nın deriye kaynaşması sağlanmış. 121
  122. 122. • Kalıcı olmayan üretratomi operayon yapılacak ise: Perineal gölgede, orta hat üzerinden dikey bir ensizyon yapılır (A). M.retractor penis izole edilir (B). Corpus spongiosum’u ortaya çıkartmak için çift olarak bulunan m.bulbospongiosus ortadan yanlara çekilir ( C) . • Corpus spongisoum kesilerek uretra’nın lumenine girilir (D). Taş çıkarıldıktan sonra Uretra basit dikişle kapatılır. Uretral mukoza ile corpus spongiosumun ilk tabakları, deri altındaki subcutan doku da basit sürekli dikişle kapatılır.Deri rutin kapatılır. Operasyon tamamlanır. 122
  123. 123. KASTRASYON DA UYGULANAN ANESTEZİ TEKNİKLERİ • Atlarda kastrasyon operasyonu için ya kısa süreli genel anestezi uygulanır. Yada lokal anestezi tekniklerinden birisi uygulanarak operasyon gerçekleştirilir. Lokal anestezi uygulanacak ise hayvana sedasyon uygulanarak sakinleşmesi sağlanır takiben sol tarafı üzerine yatırılarak kastrasyona uygun yatış pozisyonuna getirilir.
  124. 124. • Regional anestezi için ensizyon yapılacak bölgede deri altı infiltrasyon anestezisi intratesticular anestezi veya funiculus spermaticusun anestezi tekniklerinden biri yada ikisi birlikte uygulanmaktadır. • İntra testicular anestezi için lokal anestezi testis parenşiminin yarı mesafesine kadar ilerletilir. Takiben hayvanın ve testislerin büyüklüğüne göre 10-20ml lokal anestezik maddenin enjeksiyonu yapılır.
  125. 125. • Funiculus spermaticusun direkt olarak anestezisi için testisler elle tutulur ve aşağı doğru çekilir. Böylece funiculus spermaticuslar belirgin hale gelir. • Daha sonra bu bölge kaudal taraftan iğne ile her bir funiculus için 10 ml lokal anestezik madde enjekte edilir. • Lokal anestezik etki 5-10 dk içinde başlar.
  126. 126.  Testis baş ve işaret parmakları arasında kavranır. Testisin uzunluğu boyunca her bir keseye raphe scrotiye paralel bir ensizyon yapılır.
  127. 127.  Ensizyon scrotal fascia ve tunica dartosa kadar iner.  Kesit yapılan taraftaki testisin tunica vaginalis communis’i n bütünlüğü korunur.  Testis baş ve işaret parmakların basıncıyla kesit yüzeyinden dışarı çıkarılır. .
  128. 128.  Testis bir elle kavranırken diğer elle deri ve subcutan doku proximale doğru sıyrılır. Kör bir diseksiyonla tunica vaginalis ayrılır.
  129. 129.  Tunica vaginalis communis testisin cranial ucundan başlayarak ensize edilir.  Testis içinden çıkması ve funiculusun rahat ortaya çıkması için tunica kesilmeye devam edilir.
  130. 130. Testis tunica vaginalis communisten ayırt edilir. Spermatic cordon m.cramaster externus, ductus deferens ve tunica vaginalis communisten ayrılır. Spermatik cordon bir ligatürle bağlanır. Altından Spermatic vessels emasculatörle ezilerek kesilir. Açık yaraya penisilin dökülür ve açık bırakılır.
  131. 131. 131Herbir kese içine antibiotic toz dökülür. spermatic cord un etrafına ligasyon konur. Spermatic corda ligasyonun alt tarafına konan amsculatörle uzaklaştırılır.
  132. 132. ATLARDA PARARECTAL CYSTOTOMY • Pararectal cystotomi operasyonu erkek atlarda idrar kesesi taşlarında kullanılan bir metoddur. • Ayakta duran atlara alt epidural anestezi uygulanır. Perirectal bölgeye infiltrasyon anestezisi de uygulanır. • Hayvanın tekme atmasına karşılık gerekli tedbirler alınır. • Kuyruk yukarı kaldırılır ve bir bandajla sarılır. • Her ihtimale karşılık rektum elle temizlenir boşaltılır. • Anüs ve sağ m.membranosus kasının arasına 15-20cm uzunluğunda bir vertical deri ensizyonu yapılır. • Derinlere doğru küt bir diseksiyon şeklinde parmak ve makas yardımıyla idrar kesenini boynu ile rectum duvarı boyunca periproctal doku arasından girilir. • İdrar kesesi taşı genelde uretra ağzında olur 132
  133. 133. • BÖLGENİN ANATOMİSİ: • A.,V., N. pudenda interna ve dalları ensizyon hattından yaklaşık 8-10 cm derinlikte bulunur. • Seminular bez idrar kesesinin dorsal’inde bulunurken ampulla ductus deferens dorsolateral’de yer alır. • Sol el rektum dan sokulur ve idrar kesenini içindeki taş elle tutulur. Sağ el ise açılan yaradan içeri sokularak idrar kesesine cystotomi yapar. Bunun için idrar kesesine kadar uzanan Uzun bir makasla idrar kesesine retroperitoneal olarak bir kesi uygulanır. Kullanılan makas yada gizli büstiri avuç içinde saklanmaya çalışır. • Taşlar yumuşak hareketlerle (mukozayı daha fazla tahriş edilmeden) mesaneden çıkarılmaya çalışılır. İdrar kesesine yapılan ensizyonla taş ya elle yada bir forceps ile yakalanarak uzaklaştırlır. • Mesane steril bir nasogastrik sonda ile fizyolojik tuzlu suyla yıkanır. • Yara içine antiseptik emdirilmiş yumuşak gazlı bez konur. Yaradan birkaç gün idrar akmasına izin verilir. Açık kesi yarasının yarısı çapraz dikişlerle kapatılır. Altta kalan kısım drenaj için açık bırakılır. • Yaranın iyileşmesi için sistematik antibiyotikler, sancıya karşı analjezikler kullanılır. • Operasyondan sonra 3. gün drenaj çıkarılır.. Yaradan akan idrar gittikce azalır ve 7-14 gün içinde tamamen iyileşerek sonlanır. 133
  134. 134. • A:A.pudenda interna • B:V.pudenda interna • C:N.pudenda interna • D:Vesica urinaria 134
  135. 135. • Sol elle idrar kesesindeki taş stabilize edilirken sağ el ensizyon hattından içeri sokulur. Drenaj için yara dudaklarının yarısı üstten kapatılır. 135
  136. 136. 136
  137. 137. 137
  138. 138. BUZAGI –KEÇİLERDE URETRATOMİ Uretratomi operasyonu ischial urethratomi olarak yapılır. Küçük idrar taşlarını çıkartmak ve idrar yollarındaki tıkanıklığı kaldırmak amaçlı uygulanır. Ischial urethrotomi ayaktaki hayvana uygulanan en kolay yoldur. Perineal orta hat operasyon yeridir. Buzağılar ve keçilerde hayvanlar bir masa üzerinde bacakları yukarda kalacak şekilde yatarak da bu operasyon yapılır. Büyük hayvanlarda alt epidural anestezi uygulanarak yapılır. Uretraya bir katater konur. Orta hatta bir ensizyon yapılır. M.retractor penis’lerin arasından, m.bulbospongiosus’a, corpus spongiosum’a ve uretral mukozayı uretranın içine girecek kadar bir ensizyon yapılır. 138
  139. 139. Uretral kesinin büyüklüğü uretral taşı alacak pensin girebileceği büyüklükte olmalıdır. Uretratomi operasyonu taşın bulunduğu yere yakın yapılmasına dikkat edilmeli bunun için idrar sondası kullanılmalı yada radyografi çekilmelidir. Ameliyat sonrası mesane iyice temizlenir. İkinci en önemli husus yaranın iyileşmesidir. Kronik fistül belirtilmedikçe (üretrostomi), gerekirse geçici bir uretral kateter dikilebilir. Sistemik antibiyotikler isteğe bağlı kullanılır. 139
  140. 140. 140
  141. 141. 141
  142. 142. ANAL KESELERİN ÇIKARILMASI (sacculectomy) • Anatomisi: – Anal keseler anüs’ün ventrolateralinde m.sphingter ani externus ve internus’ları arasında bulunan bir deri diveticulumudur. Bez apokrin salgı yapar. Buna ilaveten kedilerde yağ bezesi olarak ta görev yapar. Kedilerde kese deri mukoza kıvrımının geçiş yerine , köpeklerde ise anus’un 2.5 mm lateral’ine açılır. – Anal keseler tipik olarak saatin 4 ve 8 pozisyonunda yer alır. Normal şartlarda anüsün ventrolateral’inde görmek mümkündür. 142
  143. 143. Kapalı anal sacculectomy • 1. Anal kese içine akıtı kanal yoluyla konulan katater ile bir silikon balon veya içeriye keseyi belli edecek bir şey doldurulur. • 2. Kese içine yerleştirilmiş balon içine 1-2 mlsteril tuzlu su konulabilir • 3. Anüsün 1-2 cm lateralinde saatin 4-5 ile 7-8 i yönünde bulunan keselerin hattına 2-3 cm uzunluğunda ensizyon yapılır. • 4. Kese üzerindeki kaslar diseke edilir. Keseler internal and external anal sphincter kasları arasında yer alır. • 5. Kese, parlak ve girimsi beyaz renkte oluşu ile kolaylıkla ayırt edilir. • 6. Kese etrafındaki dokulardan uzaklaştırılır. • 7. Kese kanalı perineal kanaldan diseke edilir. • Kanalın ağzına ligatür konur ve uzaklaştırılır. • Operasyon yeri kontamine olur ise bol fizyolojik tuzlu su ile yıkanır. • Kesilmiş olan kaslar ve deri altı dokular 3-0 absorbe edilebilir sentetik sutur ile dikilir. 143
  144. 144. • Hasta göğsü üzerine yatırılır. Kuyruk sarılarak muhafaza edilir. Perineal alan hazırlanır. • Bir parmak rektumdan sokularak anal keselerin yerleri belirlenir. • Kapalı yada balon tekniğinde bir kataterle anal kesenin deliğinden kese içine girilir. Kesenin genişlemesini iyice belirlemek için içine tuzlu su verilir. Hatta keseyi iyice çıkartmak için kesenin için reçine ile bile doldurulabilir. 144
  145. 145. • Kapalı teknikte anal keselerin çıkarılmasında A, Anal keselerin saat 4-5 ile 7-8 yönünde lokalizasyonu gösterir. Keseler internal and external anal sphincter kasları arasında yer alır. İçine hemostatik pens yada katater, balon tipi katater anal kese içine sokulur. Kese hattına ensizyon yapılır . B, Anal kesenin lateral yüzüne yapılan ensizyon. Deri altındaki m.sifingter kası dikkatlice ayrılır. C, Kesenin de açılan deliğinin ağzına ligatür konur. Kese kesilerek uzaklaştırılır. 145
  146. 146. Kapalı teknikten kesitler 146
  147. 147. Açık anal sacculectomy • 1. Sivri uçlu bir makas anal kesenin kanalından içeri sokulur. • 2.Deri, Deri altı doku, m.sphing.ani.ext. Kasları kesilir. Kesenin parlak , girimsi beyaz mukozasını açığa çıkartmak için kese iyice açılır. • 3.Kesenin dışından takılan parmak ile içi dışarı çevrilir. • 4. kese etrafınfaki kaslardan dikkatilice uzaklaştırılır. • 5-kaslar , deri altı doku ve deri rutin işlemle kapatılır. 147
  148. 148. • AÇIK TEKNİK: • Anal kese üzerinde anüsün 1-2 cm lateralinde kese üzerinde yarım daire bir kesi yapılır. Anal kese internal ve external sphincter’lerden dikkatlice ayrılır. Bunun için sivri uçlu küçük makaslar tercih edilir. Kesenin medial’indeki a.rectalis caudalis’e zarar vermemek gerekir. • Kanaldan içeri sokulan makas ile • Deri • Subcutan doku • Anal Kese kanalı • M.sphincter ani externus • M.sphincter ani internus • Kese ve kanalı dikkatlice çıkarılır. • Açık yara kapatılır. Açık Teknik: Anal sacculectomy. A, Sivri uçlu ince bir makas ile kese içine girinceye kadar tüm hat kesilir. B, Anal keseler anal sifinkterden uzaklaştırılır. C, Yara rutin kapatılır. 148
  149. 149. Açık Teknik..Kesit yerinden kese içine sokulan bir parmağın yardımı ile kese dışarı doğru çevirilir ve üzerine bağlanan kaslar bistüri ile kesilir. 149
  150. 150. PERINEAL HERNIA • Perineal herni,perineal kasların ayrılması sonucu pelvis, rectum organların perineal deriye lokalize olmasıdır. • Caudal herni, siatik herni, dorsal herni gibi tanımlamalarda kullanılır. • Genellikle bölge kaslarının zayıflığı, bazı köpeklerde doğmasal yatkınlık veya aşırı ıkınmalar sonucu görülen ve hemen anüs deliğinin sağ veya sol tarafında ortaya çıkan fıtıklar perineum fıtığı olarak adlandırılır. • Fıtıklaşan organlar genellikle bağırsak, idrar kesesi, omentum ve prostatdır. perineumdaki yırtıkdan çıkan organlar deri altında toplanır ve anüsun sol veya sağ tarafında veya her iki tarafda birden şişkinlikler oluşur. 150
  151. 151. Epidural yada genel anestezi altındaki hayvanda sternum üzerine yatırılır. Opere edilen yerden pelvis bölgesi yağ ile okla gösterildiği gibi fıtıklaşmı idrar kesesi görülmektedir. 151
  152. 152. • Surgical Anatomy • pelvis kanalının arka bölümünü kapatan ve burada bir diaframa görevi yapan kas ve fascia'ların gelişim eksikliği veya bunların yoksunluğu, yada atrofik oluşu neden olabilir. Bazı köpek ırklarında özellikle Boston terier köpeklerinde daha çok görülür. Çünkü bu köpeklerde Kuyruk yapılarının rudimenter oluşu sebep sayılır. • Nedenler ne olursa olsun fıtık oluşumunda, rectum'un çevresini kuşatan, periton, m.levator ani ile m.retractor ani (m. cocygicus medialis), m. coccygicus lateralis ve perineal fascia'nın birlikte oluşturdukları diaphragma pelvis bütününden, özellikle m. Levator ani'nin yırtılması önemli rol oynar. Böylece fıtık m. sphincter ani externus ile m.coccygicus medialis arasında oluşur. • Sağıtımda en radikal yol operasyondur. Ancak sidik kesesinin boğulması olasılığı karşısında keteter uygulamak gerekir. Çoğu kez kateter uygulamasının güçlüğü nedeniyle keseye punksiyon yapma uygun bulunmaktadır. • Genel anestezi altında sternum üzerine yatırılan köpek, operasyon Sahasının gerekli dezenfeksiyonundan sonra anus'a 1-2cm. lateralde, hafif iç bükey ve kuyruk kaidesine yakın,pelvis tabanından 2-3 cm ventrale kadar uzanan 8-10 cm. uzunlukta, deriye dikey bir ensizyon yapılır. • Konjenktif doku ve fasiyanın da diseke edilmesinden sonra, fıtıklaşan organa ulaşılır. Fıtıklaşan organlar geriye red edildikten sonra Pelvis kanalındaki diaframı oluşturmak amacıyla, m. sphincter ani externus ile lig. sacro-tuberale, m.coccygicus lateralis ile de m.sphincter ani ext. dikişle birbirlerine ayrı ayrı tesbit edilir. Sonrada fascia ve deriye basit dikişler uygulanarak yara kapatılır. 152
  153. 153. Dikiş hattı: 1- m.sphincter ani ext. 2- m.coccygeus 3- m.gluteus superficial 4- tuber ischii 5- m.obturatus internus 6- m.retractor penis ensizyon sonrasında, konjenktif doku ve fasiyanın da diseke edilmesinden sonra, fıtıklaşan organa ulaşılır. Fıtıklaşan organlar geriye red edildikten sonra Pelvis kanalındaki diaframı oluşturmak amacıyla, m. sphincter ani externus ile lig. sacro-tuberale, m.coccygicus lateralis ile de m.sphincter ani ext. dikişle birbirlerine ayrı ayrı tesbit edilir. Sonrada fascia ve deriye basit dikişler uygulanarak yara kapatılır. 153
  154. 154. Sığırda rektal muayene • Karın ve pelvis boşluklarının muayenesi Eldiven giyilmiş bir şekilde muayene yapılacak el ile parmaklar huni şekline getirilerek hayvanın rektumuna girilir. • Pelvisin kemiksel çatısı, promontorium ile başlayıp pecten ossis pubis ile sonlanan linea terminalis boyunca kontrol edilir. Omurganın ventralinde nabız alınabilen aorta, her iki taraftaki a. iliaca extema ve a. iliaca interna ve özellikle travma şüphesi durumunda art. sacroiliaca palpe edilir. Son lumbal omurlar ve sakrumun ventralinde ayrıca Lnn. iliaci medialis ve lateralde bulunan Lnn. iliaci lateralis genellikle palpe edilebilir. • Uriner sistem organlarından, sol böbreğin sadece kaudal ucu palpe edilebilir. İdrar kesesine doğra seyreden üreterler kurşun kalem kalınlığında çubuklar gibi palpe edilebilirler. İdrar kesesi ise sadece dolu olduğunda veya patolojik bir durum bulunduğunda palpe edilebilir
  155. 155. • Sindirim sistemi organlarından, rumenin kaudal kör keseleri palpe edilebilir. Rumenin tunica serosa’sın (peritonun visseral yaprağı) yumuşak ve kaygan hissedilir. Rumenin sağ tarafında bulunan bağırsak bölümleri çok fazla doldukları, gaz biriktiği ve duvarlar sertleştiği zaman palpe edilebilirler. • Kolik sancısı örneğinde olduğu gibi, sekumun kaudale dönük ucu yukarıda belirtilen durumlarda pelvis boşluğuna kadar ulaşır. Bu durumda ise kolon ile birlikte jejenum ve ileum karın boşluğunun sağ üst bölümünde palpe edilebilir.
  156. 156. • Genital organların muayenesi için, yukarıda belirtilen şekilde rektuma girilmelidir. Anüsün şifinkter kasının hemen kranioventralinde vestibulum vaginae sıkı, dorsal kenarı belirgin olan yuvarlak bir boru şeklinde palpe edilebilir. • Gevşek durumda yerleşen vagina ise bu yapının kranialinde yerleşmiştir. Hareket ettirilebilen cervix uteri kraniale doğru çıkıntılıdır ve elle çok rahat bir şekilde belirlenebilir. • Cervix uteri pelvisin kranial girişinde, peçten ossis pubis üzerinde yerleşmiştir. Cervix’in ilerisinde corpus uteri kraniale doğru elle kontrol edilir. Sonuçta corpus uteri’nin en kranialinde ve bir koçboynuzu şeklinde ikiye ayrılıp, ventrale doğru kıvrılmış bir şekilde cornu uteri’ler palpe edilir.
  157. 157. • Uterus, gebe olmayan veya gebeliğin erken döneminde bulunan ineklerde pelvis boşluğunun posterior bölümünde yer alır ve burada palpe edilir. • Üç aylık gebelik döneminde, uterustaki hacim değişikliği organ geriye doğru çekilerek kolayca anlaşılabilir. Üç aylık gebelikte embryo palpe edilebilir. • Gebeliğin 4. ve 5. ayında, uterus karın boşluğuna doğru yer değiştirir ve eskiden A. uterina media olarak isimlendirilen a. uterina’dan alınan tipik “yüksek titreşim, fremitus” durumu hissedilebilir. • Gebeliğin 6. ve 8. ayları arasında yavru karın boşluğuna düştüğü için rektal muayene ile palpe edilemez. Büyüyen yavru karın boşluğunun derinliğine ve aşağıya iyice yerleştiği için dışarıdan ulaşmak mümkün değildir. Yavrunun vücut bölümleri gebeliğin bu son döneminde dışarıdan gözlemlenebilir ve dokunulabilir.
  158. 158. • Ovaryumlarm fonksiyonel yapıları rektal muayene ile belirlenebilir. Graaf folikülleri tipik dalgalanma (fluctuation) özellikleri ile ayırt edilirler. • Corpus luteum ise özellikle dışarıya doğru çıkıntılı olduğu dönemde “şişe mantarı” formu dolayısıyla belirlenebilir. • Boğalarda erkek eklenti bezleri pelvis boşluğunun tabanında palpe edilebilir. M. urethralis dokunmaya karşı kontraksiyon reaksiyonu vermesi ile karakterizedir. Prostat bezi yumuşak ve mühür çemberine benzer şekliyle, kontraksiyon gösteren m. urethralis’in kranial ucunda yerleşmiştir. İri lop şeklinde ve çift olarak bulunan gl. vesicularis her iki tarafta ilium’un medialinde bulunur. • Urethra’nın pelvik bölümünün kaudalinde yerleşen çift gl. bulbourethralis, m. urethralis ile kaplı olduğu için palpe edilemez. • Sağ ve sol ductus deferens kalın örgü miline benzer şekilde idrar kesesinin her yan tarafları boyunca anulus vaginalis’ten yukarıya doğru seyreder. Bu yapılar idrar kesesinin boynunun üzerinde palpe edilebilirler. Yapılar idrar kesesine girmeden önce son kısımlarında bulunan yaklaşık 20 mm uzunluğundaki kalınlaşmış ampulla ductus deferentis’ler palpasyon ile hissedilebilir. •
  159. 159. • Ayrıca anulus vaginalis’leri belirlemek için, parmaklar pecten ossis pubis’ten aşağıya ve ileriye doğru yaklaşık bir el genişliğinde ve median hattın sağ ve sol soluna doğru itilir. Yapılar her iki tarafta da 2-3 parmağın girebileceği genişlikte aralıklar olarak palpe edilebilir.
  160. 160. Erbezleri (testes) • Sistematik anatomide bilindiği üzere testis iki oval organ olarak değişik türde az çok değişik durumda reg. inguinalis'de kendi zarlarıyla sarılı olarak yer almışlardır. • Kedilerde en çok, domuzlarda ondan biraz az anus'un yakınında bulunurlar. • Atta ve köpekte organın uzun ekseni vücudunkine paralel • ( köpekte azıcık ön ucu cranial'e dönük ), ruminantlarda ise dikey olarak bulunur. • 1-Scrotum'un yaptığı torba içerisinde funiculus spermaticus ile asılı olarak bulunurlar. • Scrotum'un iç yüzünde: • 2- Fascia spermatica bulunur. Bu fascia spermatica interna ve externa'dan oluşur. Bu gevsek bir bağ dokunun aracılığıyla tunica vaginalis communis'e yapışmıştır ki kastrasyonlarda bu tabaka parmak ile ayrılır. 160
  161. 161. • 3-Tunica vaginalis comminis,: • Tunica vaginalis propria'nin dışında kalan bağdoku tabakasıdır. Simdi fascia spermatica interna olarak isimlendirilirler. Yahutta periorchium denen teşekkül dışta fibröz, içte seroz iki zarın birleşmesinden meydana gelmiştir. • Canalis vaginalis'i dıştan sınırlandırır. • Bu zarın üzerine lateral'de m.cremaster externus yapışmıştır. • Periorchium'un seröz yaprağı caudal'de testis'in üzerine atlayarak onu sarar • 4- Tunica vaginalis propria'yi ( epiorchium) (fascia spermaticatica externa) teşkil eder. • Seröz zar peritondan gelip testis'in üzerine atlarken periorcium ile epiorchium arasında bir uzantı kalır(aynen peritonun lamina internası’dır ki buna mesorchium denir. 161
  162. 162. • 5- tunica albuginea: • Tunica albuginea ile sıkıca sarılı olan paranchyma testis, septula testis denen Bölmelerle birbirinden ayrılmıştır. Tubuli seminiferi contorti ile tubuli seminiferi recti'den müteşekkildir. • Birincisinin içindeki epithel'den sperma meydana gelir ve ikincisinden sevk edilir. • Tubuli seminiferi recti'ler rete testisi meydana gelir. • Bundan ductuli efferentes testis ve onlardan da ductus epididymis oluşur. • Ductuli efferentes'in testisin cranial (ruminantlarda ventral) ucunda birleşmesinden oluşan ductus epididymis, testisin dorsal (ruminantlarda caudal) kenarı üzerinde öne arkaya seyrederek bu kenara sığabilmek için bir takım kıvrımlar yaparak ilerler ve testis'in caudal ucunda (ruminantlarda ventral ) ductus deferens ayrılır. • Ductus deferens, plica ductus deferentis'e bağlı olarak ostium vaginale ve dolayısıyla anulus inguinalis abdominalis'dan geçer ve ampulla ductus deferentis'j ( kedi ve domuzda yok) yaptıktan sonra colliculus seminalis'e açılır. • Testis'in margo epididymis'inin dorsali ( ruminantlarda caudal) üzerinde yer almış bulunan epididymis'in (ruminantlarda dorsal) bir caput epididymis'i vardir. • Cauda epididymis'i testis'e lig. testis proprium, tunica vaginalis comminis'e ise lig. inguinale testis ( chorda gubernaculi ) bağlar. • Epididymis ile testis arasındaki boşluk sinus epididymis'dir. 162
  163. 163. Testis'lerin topografisi: • 1- Scrotum • 2- Gevsek bir bağ doku katı • 3-Tunica vaginalis communis, veya proc.vaginalis fascia transversa et peritonei veya periorchium . • 4- Cavum vaginale, canalis vaginalis • 5- Tunica vaginalis propria ve epiorchium • 6- Tunica albuginae • 7- Paranchyma testis 163
  164. 164. • Topografisi: • Deri • Fascia • M.retractor penis • At’da m.bulbocavernosus (diğer hayvanlarda) tunica albuginea penis • Corpus cavernosum urethra • Urethra 164
  165. 165. MEME ve MEME BAŞI OPERASYONLARINDA ANESTEZİ • İneklerde meme dokusunu innerve eden sinir genitofemoral sinirden köken alırlar. Bu sinirlerin orijini ise 3. ve 4. lumbal (L3-L4) sinirlerdir. Memenin kraniyalindeki deri, ön meme lopları 1. ve2. lumbal (L1- L2) sinirler tarafından innerve edilirler. Arka meme loplarının innervasyonu ise pudental ve perineal sinirler tarafından sağlanır. Bu sinirlerin kökeni de 2., 3. ve 4. Sakral (S2,S3, ve S4) sinirlerdir. • Memem başı bölgesindeki yaralanmalarda farklı lokal anestezi tknikleri kullanılabilir. Bunlara, sirküler anestesi(ring blokaj), Ters V infiltrasyon anestezisi, meme başı kanalı içine lokal anestezik madde vermek ve meme başında intravenöz regional anestezi verilebilir. 165
  166. 166. • L1-L2 ve L3 sinirlerin paravertebral blokajı tüm meme lobu ve meme başındaki operasyonlarda gereklidir. Bu pek uygulanmaz çünkü hayvan yatabilir. Arka meme loplarında ise üst epidural anesteziye gereksinim duyulur. • Meme başına “Ters V” infiltrasyonu: • Meme başında yaralanan bölgenin üst tarafında lokal anestezik maddenin ters V infiltrason şeklinde uygulanmasıdır. Yaralı bölge cevresinde yeterli analjezi oluşturulur. 166
  167. 167. MEME BAŞINDA RİNG BLOK 167
  168. 168. 168
  169. 169. • Meme kanalı içine İnfüzyon: • Meme başı kanalının mukozasında ve bu mukozaya yakın dokularda, meme kanalı poliplerinin uzaklaştırılmasında, kontraksiyona uğramış meme başı sfinkterinin açılmasında ve meme başını daraltan oluşumların uzaklaştırılmasında kullanılır. • Meme kaidesine geçici olarak turnike konularak sütün gelmesi engellenir. Bu tekniğin uygulanması ile meme başı kaslarında, derisinde ve deri altı bölgede anestezi oluşmaz. • Anestezisinin etki süresi turnikenin kaldırılması ve kanal içine sütün gelmes ile anestezi etkisi ortadan kalkar. • Meme başında İntravenöz Regional Anestezi : • Bu teknik ile meme kaidesine uygulanan turnikenin distalinde tüm dokularda anestezi oluşur. • Ancak meme başındaki vena içine enjeksiyon yapılabilmesi için hayvanın yatması tercih edilir. • Turnikenin distalindeki bir vena enjeksiyon için seçilir. • Vena içine lokal anestezik maddeden enjekte edilir. • Turnikenin kaldırılması ile anestezik etki ortadan kaldırılır. 169
  170. 170. • Sirküler Anestezi: • Öncelikle hayvan çok iyi zapt edilmeli meme ve meme başı asepsisinin sağlanması gerekir. Meme başına uygulanan anestezik maddenin meme dokusuna difüzyonunu önlemek için meme kaidesine bir turnike konur. • Meme başına farklı yerlerden 3-4 noktadan enjeksiyon yapılır . • Turnikenin distalinde kalan bölgede anestezi sağlanmış olur. • Etkisi yaklaşık 2 saat kadar sürer. Bu tip anestezi meme başı yaralanması, meme başı deliğinin tıkanması, perforasyonlu yaralar gibi bir çok küçük operatif müdahalelerde kullanılır. 170
  171. 171. DENTES- DİŞLER • Dentes decidui (süt dişleri) : Bunlar daimi dişlerden daha küçüktür, collum dentis çok belirgindir. • Corona dentis'in labial yüzü beyaz ,pürüzlü, longitudinal kabartılar gösterir. Infundibulum sığ fakat geniştir. Dişler geniş, önden arkaya basıktır ve kök açıktır. • Atların kesici dişlerinde görülen bu çöküntülere arpacık çukurluğu denir. Bu çöküntü, hayvanın yaşıyla orantılı bir aşınma gösterdiğinden yaş tayininde kullanılır. 171
  172. 172. Diş formülleri • Ruminantların Diş Formülü Süt Dişleri: 20 2 ( I 0/4 C 0/0 PM 3/3 ) Kalıcı Dişler : 32 2( I 0/4 C 0/0 PM 3/3 M 3/3) • Atların Diş Formülü Süt Dişleri: 24 2 ( I 3/3 C 0/0 PM 3/3) Kalıcı Dişler: 40 2( I 3/3 C 1/1 PM 3/3 M3/3) • Köpeklerin diş Formülü Süt Dişleri: 28 2(I 3/3 C 1/1 PM 3/3) Kalıcı Dişler: 42 2 (I 3/3 C1/1 PM 4/4 M 2/3) 172
  173. 173. • Keskin kenarlı dişler • Makasvari dişler • Merdivenvari dişler • Düzleşmiş dişler • Eğri kesici dişler • Bilenmiş dişler Dişlerin Aşınmasındaki Bozukluklar 173
  174. 174. 174
  175. 175. • Mina tabakasının dış yüzü cuticula dentis (cuticula enameli) denilen bir zarla örtülüdür. Korona denir. Mina tabiattaki elmasdan sonra en sert tabakadır. Kan damarı ve sinir den yoksundur. • Mina, equide ve ruminantların premolar ve molar dişlerinin yan yüzlerinde dikey, dalgalı bir yüzey oluşturur. • Bu kıvrımlar dişlerin çiğneme yüzlerinde, beyaz renkte kristalar halinde görülür. 175
  176. 176. • Tek tırnaklı hayvanların kesici dişleri mina çöküntülü dişler grubundandır. • Bu dişlerin çiğneme yüzlerinde, Üst çene kesici dişlerde 12 mm. altçene kesici dişlerde ise yaklaşık 6 mm. derinliğinde çukurcuklar bulunur • Yaş ilerledikçe dişler aşınır. Dişler aşındıkça arpacık çukurluğunun derinliği de giderek azalır. Nihayet diş yıldızı diye tanımlanan yıldıza benzer bir görünüm oluşur. • Tek tırnaklı hayvanların dişlerinde yılda yaklaşık 2 mm.lik bir aşınma oluşur. • Bu dikkate alınarak hayvanların yasları hakkında bir fikir edinilebilir. 176
  177. 177. TABAKALARI • Dentinum (Subs.eburnea); fildişi tabakasıdır. Sarı beyaz parlak renktedir dişin temelini teşkil eder. Genelde bu tabaka dişin corona dentis’inde enamelum, radix dentis’inde ise cementum ile örtülmüştür (Rum. incisiv dişleri). • Dentin, ruminantların molar ve premolar dişleri ile equidelerde tüm dişlerinde cementum ve enamelum tarafından örtülmüştür. Ruminant ve equide molar ve premolar dişlerin facies masticatoriası ve equidelerin incisiv dişlerinin facies incisivasında diğer tabakalarla tarafından örtülmemiştir. • Bu tabakanın orta kısmında bulunan cavum dentis içerisinde pulpa bulunur. 177
  178. 178. • Enamelum (Subs. adamantina); Mina tabakası beyaz renkli ve dişin en sert tabakasını oluşturur. • Equidelerin tüm dişlerinde ve ruminantların molar ve premolar dişlerinde mina tabakası, fildiş tabakasını tamamen kapatmıştır. • Ruminantların incisiv dişlerinde sadece corona dentis’i kapatmıştır. Ruminant ve equidelerin premolar ve molar dişlerinde bu tabaka dentin içerisine doğru oluklu girintiler yapmıştır, bu girintiler dişin aşınma yüzeyinde kristalar şeklinde görülür • Cementum (Subs. ossea) ; Koyu sarı renktedir, spongioz kemiğe benzer. Ruminantların incisiv dişleri hariç herbivorların tüm dişleri bu tabaka tarafından örtülmüştür. Cementum ayrıca enamelum kıvrımları arasındaki boşlukları doldurmuştur. Bu tabaka brachyodont dişlerin sadece radix dentis’inde bulunur. 178
  179. 179. Diş Çeşitleri i• Brachydont (basit dişler): • Çıktıktan sonra büyümeye devam etmeyen dişlerdir. Belirgin bir taç, boyun ve kök kısımlarına bölünebilir. • İnsan, karnivor ve domuzlardaki dişler bu tiptedir • Hipsodont (kompleks dişler): • Devamlı çıkan, büyüyen dişlerdir. Bu dişler belirgin bir taç, boyun ve köke sahip değildir. Bunlar daha ziyade kökten ibaret olarak kabul edilirler. • Equidelerin tüm dişleri hypsodont tiptedir. Yani bu dişlerin radix dentis’inde bulunan foramen apicis dentis geniştir ve yaşam boyu açık kalır, dolayısıyla bu dişler yaşam boyu uzama yeteneğine sahiptir (yılda 2 mm). • Ruminantların (molar dişleri), kemiricilerin kesici (incisive) dişleri ile domuzların köpek dişlerini kapsar. 179
  180. 180. Tektırnaklılarda Diş -Yaş 180
  181. 181. Diş yapısı • Enamelum (substantia adamentina)- Mina • Brachyodont - corona • Hypsodont – corpus • Dentinum (substantia eburnea) – Fil dişi • Cementum (substantia ossea)- Seman • brachyodont-radix hypsodont-hertarafını enamelum dentinum pulpa cementum 181
  182. 182. 182
  183. 183. • Bir yaşındaki atın bütün geçici dişleri çıkmıştır. Üç yaşına geldiğinde, bir çok atın kalıcı merkez dişleri alt ve üst çenede yerini alır. Kalıcı dişler geçici dişlere göre yapısal olarak daha büyüktür ve koyu renktir. • At 5 yaşına geldiğinde, tüm geçici süt dişlerin yerini kalıcı dişler alır. Canin diş çıkmaya başlamıştır. Bu noktada at “tam bir ağıza”sahiptir. 183
  184. 184. 184 Atlarda yaş tayininde dişin mediolateral ve rostrocaudal çapı önem taşır. Şöyle ki, 5 yaşındaki hayvanda mediolateral çap rostrocaudal çapın iki katıdır. 15 yaşında çiğneme yüzü yuvarlaklaşır ve çaplar eşit olur. 20 yaşında rostrocaudal çap mediolateral çapın 1.5 katı olur ve diş üçgen şeklini alır.30 yaşında ise iki katıdır.
  185. 185. • Galvayne Olugu: İlk oluk at 10 yaşına geldiğinde damak hizasında dişin tam ortasında oluşur. Onbeş yaşına gelen bir atın Galvayne oluğu dişin yarısına kadar uzanır. Yirmi yaşına gelen atın dişi tamamen Galvayne oluğu ile kaplanırken yirmi yaşından sonra bu oluk dişin üst tarafından itibaren kaybolmaya başlar. Yirmibeş yaşına gelen atın Galvayne oluğu sadece dişin alt kısmında görülür. Otuz yaşına gelen bir atın dişinde Galvayne oluğu tamamen kaybolmuştur. 15 yaşında10 yaşında 25-26 yaşında 185
  186. 186. 10 yaşında 15-16 yaşında 20-21 yaşında 25-26 yaşında 30 yaşında 186
  187. 187. Dişlerin Geliş Açısı • At olgunlaştıkça, üst ve alt ön dişlerin birbiriyle denk gelmesi dişlerin öne ve arkaya yönelmesiyle şiddetlenir. Genç atlarda üst ve alt ön dişlerin açısı 160 ve 180 derece arasındayken, yaşlı bir atın üst ve alt ön dişlerinin acısı 90 derecedir 187
  188. 188. Ruminantlarda dişler: • Süt dişleri daimilerden farklıdır. • Kesici süt dişleri Beyaz ve collumları belirgindir. • • SÜT DİŞ FORMÜLÜ • 0 0 3 • 2(Di--,Dc--,Dp--)=20 • 4 0 3 • KALICI DİŞ FORMÜLÜ • 0 0 3 3 • 2(İ--,C--,P--,M--)=42 • 4 0 3 3 188
  189. 189. 189 Sığırlarda yaş tayininde incisiv dişlerdeki yaşa bağlı değişikler temel alınır. Ruminant incisiv dişleri brachiodont yapıya sahiptir. Dişin çiğneme yüzü aşınma öncesi enamalum tarafından kapatılmıştır. Aşınma başladığı zaman bu yüzdeki tabaka kaybolur alttan dentinum tabakası görülür bu manzaraya wear ismi verilir. İleri yaşlarda diş yıldızı görülür, diş yüzeyindeki bu duruma level denir. Buzağılarda incisiv dişlerin hepsi doğumda diş etinden belirginleşmiş ve üzeri ince, pembe bir membranla kaplıdır. Sığırlarda 5 yaşına kadar süt dişlerinin oluşumu, dökülmesi ve yerine kalıcı dişlerin çıkması dikkate alınarak yaş tayini yapılır. 3-4 haftalık buzağıda inciciv süt dişleri mevcuttur. 18 ay-2 yaşında Di I düşmüş ve I1 çıkmıştır. 1 yaş 2 hafta 1.5 yaş 2 yaş 2 yaş 1 yaş
  190. 190. 190 2-2,5 yaşında İ2 çıkmıştır, 3 yaşında İ1 ve İ2 tam olarak çıkmış, İ3’ün büyük bir kısmı çıkmıştır.
  191. 191. 191 4 4,5-5 yaşında bütün incisiv dişler çıkışını tamamlamıştır. 6 yaşında İ1 boyun diş etinden çıkmıştır, 7 yaşında İ2’nin lingual yüzü yarıya kadar aşınmıştır İ2’nin boynu diş etinden ayrılmıştır, 8 yaşında İ3’ün lingual yüzü yarıya kadar aşınmış (level) yaşında bütün incisiv dişlerin lingual yüzü iyice aşınmış (level) İ1 ve İ2 de diş yıldızı gürülebilir. 10 yaşında İ1, İ2 ve İ3 de diş yıldızı görülür. 4.5 yaş 9 yaş
  192. 192. 192 Sığırlarda inciciv dişlere ilaveten premolar ve molar dişlerde yaş tayininde önem arz eder. Doğumda veya sonraki 14-21. günde premolar süt dişlerinin çıktığı görülür. Premolar süt dişlerinin çıkışı D P4’den DP2ye doğrudur. Sığırlarda premolar dişler sırasyla; 24-28 , 24-30 ve 28-34. aylarda dökülerek yerine kalıcıları oluşur. Molar dişlerde sırasıyla 5.-6.ay,15.-18.ve 28.-34. aylarda çıkar. 18 yaş
  193. 193. 193 Süt dişleri Çıkış Dönemi Kalıcı Dişler Süt ve Kalıcı Dişlerde yer değişim dönemi Dİ1 Doğumdan 8 gün önce İ1 12 –18 aylar Dİ2 Doğumdan önce İ2 21 –24 aylar Dİ3 Doğumdan önce İ3 27 –36 aylar Dİ4 Doğum- 8. gün İ4 36 –48 aylar DP2 Doğum öncesi - 4. Hafta P2 21 –24 aylar DP3 Doğum öncesi - 4. Hafta P3 21 –24 aylar DP4 Doğum öncesi - 4. Hafta P4 21 –24 aylar M1 3. ayda M2 9. ayda M3 18. ayda KOYUNLARDA YAŞ TAYİNİ
  194. 194. 194 KEÇİLERDE YAŞ TAYİNİ Süt dişleri Çıkış Dönemi Kalıcı Dişler Süt ve Kalıcı Dişlerde yer değişim dönemi Dİ1 Doğumda İ1 15. Ayda Dİ2 Doğumda İ2 21. Ayda Dİ3 Doğumda İ3 27. Ayda Dİ4 1-3. Hafta İ4 36. Ayda DP2 3. Ayda P2 17 –20. Aylar DP3 3. Ayda P3 17 –20. Aylar DP4 3. Ayda P4 17 –20. Aylar M1 5.-6. Ayda M2 8.-9. Aylar M3 18.-24. Aylar

×